Yeşil elma sevenlere

Elma bilinen en sağlıklı meyvedir bildiğim kadarıyla henüz genetiği ile oynanmadı. Doğal elma yemek için derler ki kurt çıkıyorsa sende güvenle yiyebilirsin gerçi ben kurtlu elma değil de ekşi tadıyla yeşil elmayı tercih edenlerdenim. Benim gibi yeşil elma seven travesti arkadaşlar için faydalarını anlatmak yazmak istedim.Ekşi tadı ile seveni kadar sevmeyeni de olan yeşil elma, içeriğindeki antioksidanlar sayesinde önemli bir besin kaynağıdır. Günün her saati yenebilen bir meyve olmasının yanında asidik özelliğiyle de kilo vermek isteyenlerin gözdesidir. Say say bitmeyen faydalarından bazılarına bakalım. Yüksek oranda mineral içerir. Isırdığınızda dişlerinizi kamaştıran bu meyve demir bakımından çok zengindir. Ayrıca çinko, bakır, manganez ve potasyum içeriği ile bir laboratuvarı anımsatmaktadır. Kemikleri güçlendirdiği gibi oksijen seviyesini de arttırır. Kolesterolü düşürür. Bitti mi bitmedi. En önemli özelliği en azından İzmir travestilerinden Yeliz’in ilgilendiği kısmına geçeyim. Yediğinizde tok tutma özelliği olduğundan beslenmenizi dengeler. Bu durum kan değerlerinize yansır, kan şekeri ve kolesterol seviyeniz düşer. Cildi güzelleştirir. Coştu bir kere, durduramıyoruz. İçeriğindeki antioksidanlar hücre yenilenmesini düzenler. Daha genç ve sağlıklı bir cilt görünümüne sahip olursunuz. Diyabeti önler. İçeriğindeki pektin isimli lif sayesinde kan şekeri seviyenizi düzenler. Tarçınla yendiğinde şahane bir tatlı görevi görür. Şeker seviyesinin düştüğü durumlarda da dengelemek için kullanılan yegane meyvelerdendir. Metabolizmayı çalıştırır. Yoğun tempolu hayatlarımızda bazen kahvaltı gibi önemli bir öğünü atlayabiliyoruz. Çantanıza bir yeşil elma atın ve zamanı gelince yiyin. Göreceksiniz, ne güçten düşüyorsunuz ne de aç hissediyorsunuz. Tek başına bir serpme kahvaltı kadar besleyici olabilir. Enflamasyon ile savaşır. Bütün bu saydıklarımız yetmezmiş gibi kabuğunda bulunan enzimler sayesinde enflamasyon ile savaşan dokular barındırır. Ayrıca bu kabuktaki vitamin ve mineraller enfeksiyonlarla mücadelede yardımcı olurlar. Kısaca anlatmak gerekirse bir yeşil elma yediğinizde gün boyu zinde kalır, enerjik olur ve daha güzel görünürsünüz. Tek can sıkıcı yanı midede ekşime yapması mide rahatsızlığı olanlara elma iyi gelmez kabuğunu soymaları gerekir. Hiç yemeyin demiyorum ama aç karnına yemekten kaçının. Mutlu günler dilerim İclal.

 

Psikolog saati

Her insanın belli dönemlerde sorunlarını paylaşacağı bir doktora ihtiyacı olur. Bunu deli olmak ile karıştırmayın bu en doğal insan ihtiyacıdır insan sosyal bir canlıdır ve derdini, sevincini, tasasını paylaşmak ister sevgili travesti dostlar sizde bununla ilgili bir ihtiyaç hissettiğinizde bazen sizi hiç tanımayan birine açılmak isteyebilirsiniz.Psikolojik bir rahatsızlığımızın olduğunu kabul etmek, fiziksel bir hastalığı kabul etmekten daha zordur çoğumuz için. Bu nedenle çok basit çözümlere sahip sorunlar bile hayatımızda büyüyüp içinden çıkılmaz bir hale dönüşebilir. Oysa uzmandan alacağınız çok küçük bir destekle bile hayatınız değişebilir. Her insanın gergin ve sinirli hissettiği anlar olur. Bu normal sınırlar içindeyse bir sorun yok. Ancak öfkeniz size ve karşınızdaki insanlara zarar vermeye başladıysa ve kendi çabanızla kendinizi kontrol altına alamamaya başladıysanız belki de yardım almanın zamanı gelmiştir. Gerginlik ve öfke; depresyon, anksiyete gibi birçok psikolojik rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Kendinizi daha fazla zorlamadan uzman birine derdinizi anlatıp, rahatlayabilirsiniz. Hayat çoğu zaman ağır ve biz başımıza gelen birçok olayı yoğunluğumuzdan dolayı es geçebiliyoruz. Ancak beynimizde açılan her dosya kapanmadan üstünden atlandığında bizim enerjimizden çalmaya devam ediyor. Bu da duygusal bir yorgunluğa neden oluyor. Eğer kendinizi sık sık ağlamaklı buluyor ve yorgun, bitkin hissediyorsanız belki de çok yorulduğunuzu kabul edip yardım istemenin vakti gelmiştir. Her şeyi kendiniz halledemezsiniz, öncelikle bunu kabul edin. İnsan olarak zihnimizin en büyük becerisi problem çözmektir. Tüm günlük aktivitelerimiz bu yeteneğimiz sayesinde ilerler. Hatta insanlığın gelişiminin temel nedeni budur. Ancak bazen bu yeteneğimizi kaybetmiş gibi hissederiz. Bunun birçok karmaşık nedeni olabilir. Ancak en basiti depresif bir ruh halidir. Bu gibi zamanlarda sorunların içinde patinaj çekmeye başlarız ve tek başımıza problemin üstesinden gelecek kuvveti kendimizde bulamayız. Şimdi senin yaşadığın durum buna benziyor mu Alanya travestilerinden Binnur lütfen kendine sor ve gerçekten yardım alman gerekip gerekmediğine karar ver ben ve dostların daima senin yanındayız. Ama bizim göremediğimiz bazı şeyleri konunun uzmanı olan bir doktor rahatlıkla görecek ve sana yardımcı olacaktır. Panik yapmayın ve kendinizi bir uzmanın ellerine teslim edin. Karışık kafanızı bir düzene koymak ve bir yol göstericiyle ilerlemek size çok iyi gelecektir. Sevgiyle kalın İclal.

Aldatılmak yok artık

Kadınların pek çoğunun derdidir seversin aldatılırsın. Yok mu şöyle güvenilir sadık erkekler var elbette ama nedense hiç bize denk gelmezler. Ben de bu konuya el atacak bir yazı yamak istedim. Artık aldatılmak yok diye de başlık attım. Umarım sevginin güvenden sonra geldiğini kavrayabilir sevgili travesti dostlar zira artık aldatan değil güvenilir erkekleri hayatımızda istiyoruz. Yoğurdu üfleyerek yemeniz, hiç yoğurt yemeyeceğiniz anlamına gelmez. Sadece bu davranışınız sayesinde, bu tarz insanlarla karşılaştığınızda, tekrar tekrar aynı hataya düşmenizi engellemiş olursunuz. Her mutlu ilişkinin, mutlu sonla bitmeyeceği gerçeğini kabul edersiniz. Böylece fazla hayal kurmaz, daha gerçekçi olursunuz. Bir ilişkiden gerçekte ne istediğinizi daha net anlarsınız. Bir daha kolay kolay kandırılmazsınız. Yaşayarak öğrenmek, çoğunlukla kötü bir tecrübe edinme şekli; ama karşınıza çıkan herkes böyle olacak diye bir kaide de yok. Kafanızı dağıtmak için yaptığınız her aktiviteyle, aslında kendinize yeni bir özellik kazandırırsınız. Bir anda düştüğünüz boşlukta, sırf kafa dağıtmak için katıldığınız kurslar sayesinde daha önce aklınızda olmayan birçok şeyi deneyebilir ve yeni beceriler kazanabilirsiniz. Aldatılan kadınlar ve erkekler yaşadıkları bu kötü olaydan sonra daha güçlü kadınlar ve erkekler olarak yeniden doğuyor! Nasıl mı? Kendinizi dinlemeye başlarsınız. Artık hayattaki birinci önceliğiniz kendinizsiniz. Daha öncesinde de böyle olmalıydı; ama kendinize ayıracak pek vakit bulamıyordunuz. Şimdi kendinizi analiz edip, daha yakından tanıma zamanı. Farkında olmadığınız bir sürü şey keşfedebilirsiniz! İlişkinizdeki önceliğiniz aşk değil, güven duygusu olur. Bir ilişkide en önemli şeyin aşk değil, güven duygusu olduğunu anlarsınız. Bunu neden defalarca tekrar ediyorum biliyor musun? Çünkü sen sadece yakışıklı diye gidip beş para etme adamlara takılma diye ben seni çok seviyorum ama o çapkın erkekler yok mu işleri güçleri yalan dolan kandırma olmuş. Daha yeni İstanbul travestilerinden Ayça’nın başına gelenler ortada işte mesele sevmek değil güven vermek diye üstüne basa basa yazacağım. Son olarak, Nietzsche’nin o meşhur cümlesi bu durumda da geçerli: “Sizi öldürmeyen şey güçlendirir.” Sevgiyle kalın güvenilir ellerde sevilin İclal.

Probiyotik yem besinleri

Ah bu beslenme tarzımız bir türlü ne yememiz gerektiğine karar veremeyiz her kafadan ayrı ses çıkar. O doktor onu yer der öteki olmaz onu yeme ölürsün eh yesek de öleceğiz yemesek de ama ne yesek diyen travesti dostlara ben bu yazımda probiyotikleri anlatmak istiyorum. Probiyotik nedir, ne işe yarar, hangi durumlarda kullanılmalıdır ve sizin kullanmanız gerekli midir? Bu sorular ilginizi çektiyse buyurun yazımı okuyun..Probiyotikler yaşayan mikroorganizmalardır ve yeterli miktarda olduklarında yaşadıkları vücuda fazlasıyla yararlıdırlar.  İnsanlık, tarih boyunca bakteri kültürleri tarafından fermente edilen yiyecekleri tüketti ve sağlık yararları hep bilindi ancak son 20-30 yılda probiyotikler bilim insanlarının ve tıp çevrelerinin ilgisini çekmeye başlamıştır ve çok sayıda bilimsel çalışma yayınlanmıştır ve halen devam etmektedir. Bağırsaklarımızda yaşayan bakteriler vardır ve bilimsel çalışmalar bağırsaktaki bu mikro floranın (bağırsaktaki bakteri topluluğunun adı) hastalıklardan korunmayı ve hatta gelişmesini önlemeyi sağladığını gösteriyorlar.  Probiyotikler bağırsaktaki yararlı bakterileri arttırarak, zararlı bakterilerin sayısını azaltarak etkili olurlar. Bağırsak sisteminde iyi bakterilerin doğal dengesinin korumasına ve yenilemesine yardımcı olurlar.  Genel olarak bağırsak sağlığı ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduklarını gösteren güçlü bilimsel kanıtlar vardır. Çoğu probiyotik bakteriler, insan bağırsağında normalde bulunan bakterilere benzerler. Özellikle kalın bağırsaklar çok çeşitli ve hareketli bir mikro floraya sahiptir.  Sağlıklı bir yetişkinin bağırsaklarında bulunan bakteri sayısının, insan vücudundaki hücrelerin sayısından 10 kat daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Bakterilerin zararlı mikroplar olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ancak aslında vücudumuzdaki çoğu işlevin iyi şekilde çalışmasına yardımcı olurlar. Bağırsaktaki ortamda zararlı bakterilerin azalmasını, anti mikrobiyal bileşikler üretilmesini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlarlar. Eğer sağlığınız iyiyse ve ağırlıklı olarak bitkisel bazlı bir beslenme uyguluyorsanız probiyotik kullanmanıza gerek yok. Bağırsak mikro floranız da sizin yediğiniz yiyecekleri yer. Sebze, meyve ve baklagillerden zengin bir beslenme bağırsak florasının doğal dengesinde olmasını sağlar. Bağırsaklarımızda yaşayan faydalı bakterilere “probiyotikler” diyoruz. Diye bir açıklama getirmiş Ankara travestilerinden Bade sağ olsun aynen öyle canım markete gittiğimizde özellikle probiyotik içeren gıdaları tercih edelim. Onlar pek çok yolla sağlığımıza güç veriyorlar. Alerjileri önlüyor, bağışıklığı destekliyor, kilo, kolesterol, şeker, kan basıncı dengesine yardımcı oluyorlar. Kanserlerle savaşta, bazı vitaminlerin üretiminde, kabızlık veya ishali engelleyebilmede de onlara ihtiyacımız var. Kısacası biz onlarsız yapamıyoruz. O halde onlara iyi bakmalı, besleyip çoğaltmalıyız. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Planlı yaşamak

Kafama estiği gibi yaşadım yıllarca işin doğrusu çok da bir zararını görmedim hiçbir yere geç kalmışlığım olmadı mesela ya da ne bileyim önemli bir işi hiç atlamadım. Ama illa diyorlar planlı olmalısın iyi de sevgili travestiler bu plan program işi bana ne katacak acaba bakalım mı planlı olmak nasılmış.Dağınıklık, düzensizlik görsel düzen zihinsel düzeni sağlar. Zihinsel sakinlik ise motivasyonu artırır. Dağınık bir çalışma ofisi/masası sizin iş yapmanızı engelleyecektir. Gözleriniz ve kafanız yorulacak, objeler çeşitli çağrışımlara sebep olarak aklınızı dağıtacaktır. Bilgisayarınızın düzensizliği ve dosyaların karmaşıklığı da benzeri bir duruma neden olacaktır. Bunun için çekmecelerinizi, dolaplarınızı, bilgisayarınızı mutlaka düzenleyin. Aynı zamanda gereksiz titizlikte zaman kaybettiren faktörlerdendir. Örneğin günde 5 kere çalışma masanızı silmeniz gereksizdir. Haftalık olarak bir program hazırlanması, günleri daha net ayarlamamıza yardımcı oluyor. Günlük planlar ise saatleri verimli kullanmayı sağlıyor. Tüm planlar yazarak yapıldığı için unutulması riski ortadan kalkıyor. Buda aslında daha sonrası için biriken işlerin önümüze serilmesini engellemiş oluyor. Hepimiz mutlaka bir yerlerde bekleyerek zaman kaybediyoruz. Özellikle mega kentlerde trafikte, metrobüs sırasında, banka sırasında, resmi yerlerde, yemek sırasında, asansör sırasında, tuvalet sırasında vb. Bu tip bekleme durumlarında size verimli olacak ekstra bir şeyler varsa yapmaya çalışın. Telefonunuzdan e-postalarınıza bakmak gibi. Öte yandan bir görüşme için birisini bekliyorsanız dakikalarınızı hatta saatlerinizi harcamayın. Kendisi ile iletişim kurun veya sekreterine bilgi vererek size müsait bir zamanlarında dönüş yapmalarını belirtin. Saatlik, günlük, haftalık, aylık ya da yıllık olmak üzere eğer bir plan/program yapıyorsak bunun içerisindeki öncelikleri mutlaka belirlemek gerekiyor. Arabayı temizlemek mi önce geliyor yoksa tamire götürmek mi önce geliyor? Temizlik yapmak mı önce geliyor yoksa TV izlemek mi? Hepsi diyen de var aramızda biliyorum ah Ankara travestilerinden Bade tam bir telaş memuru gibi her şeyi aynı anda düşünüp yapmaya çalışıyor eh sonuç olarak hepsi yarım kalıyor. Kararsız bizim kız ne yapsın aklına gelince olacak illa. Hayırlısı olsun o da alışır planlı yaşamaya zamanla öğrenecek. Sevgiyle kalın hoş kalın İclal.

 

 

Geçmeyen yorgunluk

Kronik Yorgunluk Sendromu günümüzün sık rastlanan hastalıklarından birisidir. Yorgunluktan muzdarip kişiler devamlı olarak yorgun ve bitkindirler, günlük yaşamlarını sürdürmekte zorlanırlar. Ne kadar çok uyurlarsa uyusunlar devamlı yorgun hissederler. Bu uzun bir süre devam edebilir ve sağlık üzerinde zararı etkileri vardır. Şimdilik, Kronik Yorgunluk Sendromuna neyin yol açtığı ya da onu neyin tetiklediği tam olarak bilinmemektedir fakat bağışıklık sisteminin zayıflığı, virüsler, stres, aşırı kaygı ya da endişe, uzun süre boyunca aşırı çalışma, baskı, gıda dengesizliği (vitamin, protein ya da demir eksikliği) ya da depresyon gibi nedenlerle bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Bu durumun teşhis edilmesi zor olabilir çünkü pek çok durumda doktorlar onu kendi başına bir hastalık olarak değil bir grup belirti olarak ele almaktadır. İlk adım, bir uzmana danışmak ve mümkünse kan testleri yaptırarak vücutta herhangi bir besin eksikliği olup olmadığını belirlemektir. Kronik yorgunluk tedavisinin iki işlevi vardır, belirtileri azaltmak ve bağışıklığı kuvvetlendirmek. Kronik yorgunluk şikayeti olan İstanbul travestilerinden aldığım ısrarlar dolayısıyla bu yazıyı yazma gereği duydum. Büyük şehirlerde hele böyle bir metropolde bunu yaşamayan yok gibidir. Her gün bir tatlı kaşığı zencefil kökünden yapılmış bir bardak çay içmek yorgunluğa iyi gelecektir. Maca kökü, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve yorgunluk ve bitkinliğin önüne geçmekte birebirdir. Aynı zamanda iyileştirici etkisi de vardır. Kahvaltınızla beraber bir tatlı kaşığı maca kökü yiyin. Peynirin ya da ekmeğin üzerine serpebilirsiniz veya süte karıştırabilirsiniz. Nerede bulabileceğinizi açıkcası bilmiyorum travesti bir dostum önerdi bana da o gönderdi ama devamını nereden bulurum bilmiyorum. Kenevir tohumu, içerdiği magnezyum sayesinde faydalıdır. Her gün bir avuç yemek önerilir, salataların, çorbaların, sulu yemeklerin ya da sosların üzerine serpebilirsiniz. Arı poleni gençleştirici etkisiyle bilinir. Fiziksel performansı ve doğurganlığı arttırmak için kullanılması önerilir. Bağışıklık sistemine en çok yararı sağlaması için balla karıştırılabilir. Her gün aç karnına bir tatlı kaşığı yiyebilirsiniz. İki çorba kaşığı geven otunu bir bardak kaynar suya atın. Üstünü kapatın ve soğumaya bırakın. Bu karışımı günde iki kere için, zayıflamış bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardım eder. Sağlıklı günler dilerim İclal.

 

 

Ucuza tatil imkanları

Yaz geliyor yurt içi tatil alanlarını daha önce sizlere yazmıştım ama bu tatiller pahalı ben daha ucuz tatil yapmak istiyorum üstelik yurt dışına çıkmalıyım diyen travesti dostlarıma birkaç yer adı verip ufuklarını genişletmek istedim. Seyahat etmek ufkumuzu genişleten harika bir şey ama bütçe de çok önemli. Düşük bütçeli ve ekonomik seyahat edilebilecek ülkeler, pahalı olanlara göre daha cazip ve uygun. Türk parasının dolar ve euro karşısında değer kaybetmesiyle de artık tatil planları da değişti. Bu ülkeleri hem ucuza gezecek hem de deniz, kum ve güneş üçlüsüne doyacaksınız. İşte zengin gibi yaşayacağınız dünyanın en ucuz ülkeleri mutlaka not alın. Sri Lanka, Hint Okyanusu’nda Hindistan’ın güneyinde bulunan bir ada ülkesi. Kendine özgü geleneklerini korumayı başarmış. Çay tarımı ve balıkçılık ülkenin önemli gelir kaynaklarından. Sri Lanka’da deniz kenarında 10 TL’yi geçmeyen fiyatlarla konaklamak mümkün. Hint Okyanusu’nun incisi, ucuzluğunun yanı sıra, güzelliğiyle de tatil planlarınızı değiştirdiğinize değecek türden. Honduras’ta 1 TL, 6.30 Honduras Lempira (HNL)’na denk geliyor. Güney Amerika’nın en fakir, denizle komşuluğu olmayan ülkesi Bolivya’nın 11 milyon nüfusu var. Bunun yüzde 60’ı yoksulluk seviyesinin altında yaşıyor. La Paz ülkenin idari (de facto) başkenti olsa da anayasal başkent ‘beyaz şehir’ olarak bilinen Sucredir. Ucuza değişik bir tatil yapmayı kafasına koyan Muğla travestilerinden Aslı uçak biletini altı ay öncesinden alarak onu da ucuza kapatmış şimdi bunu niye yazdım tatil yerlerini yazarken en ucuzlarını aldım ama uzak oldukları için uçak biletleri çok pahalı oluyor. Diğer Güney Amerika ülkelerinin aksine nüfusun büyük çoğunluğunu yerliler oluşturuyor.Avrupalıların işgalinden önce İnka İmparatorluğu’nun bir parçasıydı, günümüzde halkın yüzde 55’ini Quechua, Aymara dahil olmak üzere 34 farklı etnik grubu içeren Ameridian ırkı oluşturuyor. Avrupalılar ise yüzde 15 civarında. Calle Jaén, Bolivya’nın başkenti La Paz’da bulunan tarihi bir bölge. Bolivya’daki en güzel koloni yadigarı sokakları görebileceğiniz bu bölgede, hepsi farklı bir stile sahip olan dört müze bulunuyor. Tüm bu müzeleri yalnızca 2 TL’ye gezebilirsiniz. Eğer yeme içmeye de önem veriyorsanız Bolivya’daki yeme içme fiyatları Güney Amerika’nın en ucuzudur. Bolivya’da 1 TL, 2 Bolivya (BOB) parasına denk geliyor. Günde 50 TL’yi bile bulmayan harcamalar yaparak çok eğlenebilirsiniz. Bu yaz hepinize iyi bir tatil geçirmenizi temenni ediyorum umarım her şey gönlünüzce olur sevgiler İclal.

 

Hayatı kolaylaştırmak

Bir grup insan aynı anda güldüğünde, içgüdüsel olarak hemen, o grup içinde en yakın hissettiğiniz  kişiye bakarsınız. Stresli ya da gergin olmanıza sebep olan bir şey yaparken sakız çiğneyin veya yemek yiyin. İlkel beyin, yemek yediğiniz için tehlikede olamayacağınıza karar verir ve gerginliğiniz otomatik olarak azalır. Birisi size kızarken sakin kalırsanız, karşınızdaki muhtemelen daha çok sinirlenir ama daha sonra muhakkak kendini suçlar. Stresin ve gerginliğin neden olduğu nefes darlığı, kalbin hızlanması gibi fiziksel etkiler, neşe ve heyecanın sebep olduğu belirtilerle aynıdır. Eğer stresli durumu yeniden tanımlamayı denerseniz, stresinizi neşeli bir heyecana çevirmeniz mümkün. Duygusal tepkiler, duyguları tetikler. Mesela, mutlu hissetmek istediğinizde, hiç gülümseyecekmiş gibi hissetmeseniz bile, gülümseyin. Bir süre gülümsediğinizde, gülmenize neden olacak bir şey varmışcasına neşelenebilirsiniz! Gülmek ilaçtır diyorum travesti dostlar her şeye ilaç üstelik yan etkisi yanınızdaki kişinin de mutlu olması harika değil mi? Böyle bir ilaç yeryüzünde yok. Bir şey söyleyeceğiniz zaman söze “bence” ya da “ inanıyorum ki” diyerek başlamayın. Söylediğiniz şeyin sizin fikriniz olduğu zaten ortadadır, “bence” dediğiniz zaman özgüven eksikliği ifadesi yaratmış olursunuz. Suçluluk duygularınızdan kurtulmak için uykuda telkin müzik dinleyin. Böylece daha iyi bir enerji yayarsınız. Eğer birini gördüğünüzde gerçekten mutlu ya da heyecanlı görünüyorsanız, onlar da sizi gördüklerinde mutlu ve heyecanlı olacaklardır. Köpekler bu hileyi her zaman yaparlar! Büyük bir iyiliği reddetmiş olan insanlar, daha sonra daha küçük bir iyiliği onaylamak durumunda hissederler. %50 indirime hayır demiş birisini daha sonra %30 indirime ikna etmeniz daha olası! Bu sürekli hayır demeyi ret etmek anlamına geliyor yani sürekli hayır demeye programlı değiliz. Bunu yaşayan Bursa travestilerinden Didem kapısına gelen pazarlamacıya birkaç kez ilgilenmediğini söylemiş ama en son utanmış ve hiç ihtiyacı olmayan bir ürünü iki kat fazla fiyata almak zorunda kalmış. Diyelim ki birine bir soru sordunuz ve eksik, kaçamak bir cevap aldınız. Göz kontağını sürdürün ve sessiz kalın. Karşınızdaki verdiği cevabın yetersiz olduğunu varsayıp konuşmaya devam edecektir. Birçok insan zeka ve özgüven arasındaki farkı anlayamaz. Eğer ne yaptığınızı bildiğinizden gayet emin görünürseniz insanlar zeki olduğunuzu düşünecek ve etrafınızda toplanacaklardır! Müşteri hizmetlerinde çalışıyorsanız, oturduğunuz yerin arkasına bir ayna koyun. Sizinle konuşmaya gelen insanlar aynada kendilerini gördükleri için size daha nazik davranacaklardır. Kimse kendini aptalca konuşurken görmek istemez. Hayatın şifreleri bu kadar kullanırsanız yarı yolda kalmazsınız sevgiler İclal.

 

Festival zamanı

Türkiye’nin tüm festivallerini sıralamak oldukça zor ama silere en azından bahar ayında gerçekleşen muhteşem festivallerden bir kaçını anlatmak istiyorum belki İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan travesti dostlarım bu festivallere katılmak isterler.. Onun için ben size bu bahar kaçırmamanız gereken en lezzetli 10 festivali seçtim. Bunları bahane ederek yapacağınız yolculuklarda, hem festivallerin keyfini çıkarır, hem de yörenin tadına bakarsınız. Alaçatı Ot Festivali ile başlamak istedim İzmir travestilerinden bazı dostlar çok övdüler bu festivali yeşil sebze seven biri olarak gitmek isterim.8 Nisan’da düzenlenecek olan festival, Ege’nin bu güzel beldesinde buluşmak için güzel bir bahanedir. Türkiye’nin dört bir yanı buraya akar. Ünlü ünsüz herkese rastlamak olasıdır. Oteller, lokantalar, meyhaneler dolup taşar. Meydanlarda şefler, yazarlar, konuklar çeşitli etkinliklere katılırlar. Otları tanıma ve toplama gezileri, yabani ot ve bitkilerle beslenme seminerleri, yemek atölyeleri ve konserler düzenlenir. Festivale katılanlar Alaçatı pazarıyla da tanışma fırsatını bulurlar. Bence dünyanın en lezzetli pazarıdır. Ege’nin bütün otlarını bulmak olasıdır. Adana Portakal Çiçeği Festivali;Nisan ayının ilk haftası düzenlenen festival, bir anda Türkiye’nin en renkli festivalleri arasında yer aldı. Rengarenk kostümler içinde açılış kortejine katılanlar, festivalin ne kadar renkli geçeceğinin ilk işareti oluyor. Festivali düzenleyen yetkililer, bu yıl da tüm şehri kültür ve sanat platformuna dönüştüreceklerini söylüyorlar. Ayrıca hoş sürprizlerde yer alacağını belirtiyorlar. Bu rengarenk festivali bahane ederek Adana’ya giderseniz, kebap hasretini de giderirsiniz. Fethiye Kuzugöbeği Mantar Festivali ;Muğla’da Fethiye Belediyesi tarafından 15-17 Nisan tarihlerinde düzenlenen ‘Kuzugöbeği Mantar Festivali’ Üzümlü Köyü’nde gerçekleştiriliyor. Burada yetişen bu çok özel mantarların tadına doyum olmaz. Hele uykulukla tereyağında yapılan kavurması damakları çatlatır. Festival ilçeye lezzetle birlikte neşe de getirir. Konserler, halk oyunları ekiplerinin gösterilerinin yanı sıra mantar konulu toplantılar da yapılır. Ayrıca uzmanların eşliğinde Cadianda Dağı’nda mantar toplama turları düzenlenir. Festival süresince ilçedeki birçok lokantada kuzugöbeği mantarıyla yapılan yemekler sunulur. Ve son olarak yine Egeden bir festival öneriyorum. Urla Enginar Festivali ;Enginar denince akla hemen Karaburun Yarımadası, özellikle Urla gelir. Çünkü bu cennet sebzesinin en lezzetlileri burada yetişir 28 Nisan’da başlayan festivalle bu sebzeye “Hoş geldin” denir. Baharınız renkli hayatınız  renkli olsun İclal.

 

Karışmaması gereken yiyecekler

Merhaba değerli travesti dostlar bugün ne yazsam size diye düşünürken baktım sağlık önemli konu üstelik yaz geliyor. O zaman dedim mutlaka diyet ve sağlık ile ilgili olmalı yazacağım yazı ve sizi biraz üzeceğim ama ne kadar sağlıksız bir beslenme şekli sürdürdüğümüzü göstermek istedim. Yeme içme konusu bizde karın doyurma ile karıştırıldığı için hatalı oluyor doğrusu nasıl olmalı ben de bilmiyorum ama burada size bir yöntemden bahsetmek istiyorum. Birlikte yenmemesi gereken gıdaları sıralayacağım. Bu konu çok eski zamanlardan beri araştırılmış ve ortaya neler çıkmış birlikte bakalım. Yeme içme konusu ile ilgili Osmanlı doktorlarının çok önem verdikleri bir diğer konu da birlikte yenmesi yasak olan gıdalardır. Birçok gıdalar vardır ki bir öğünde ikisi beraber yenmemelidir. Osmanlı hekimleri bir arada yenmeyecek gıdaları oluştururken kendilerinden önceki doktorların tecrübelerinden istifade etmenin yanı sıra, bunla­rın programını yapmışlardır. Böylelikle bir arada yenmeyecek gıda­lar listesini oluşturmuşlardır. Bu gıdalar beraber yendiği zaman vücu­da zararlı olduğu aşikardır. Birlikte yenmesi yasaklanan gıdaların tabiatları aynı olup özellik­lerini kuvvetli olarak gösterirler. Sıcak tabiattaki bir gıdanın sıcak tabiattaki bir diğer gıda ile yenmesi ya da soğuk tabiattaki bir gıdanın soğuk tabiattaki bir gıda ile birlikte yenmesi dengeyi bozacaktır. Bu da orta nitelikte olması gereken gıdayı önemli derecede soğuk ya da sıcak karakterde yapacaktır. Ayrıca ağır ve geç sindirilen yiyeceğin aynı özellikteki bir diğer yiyecek ile beraber yenmemesi gerekir. Meyvelerin sindirimi zor ve uzun süre midede kalmamaları gerekiyor. Yemekten sonra ya da yemek sırasında meyve yemek, reflüye ve diğer sindirim sorunlarına neden oluyor. Benim gibi sabah kahvaltısında karpuz ve üzüm yemeye bayılan Diyarbakır travestilerinden Yasmin üzüldün biliyorum ama ne yapalım yemeyeceğiz artık bunları. Çünkü nişasta ile proteinin sindirim süreleri farklı. İkisini bir arada yemek, fermantasyona davet demek. İki proteini birbirine karıştırmaktan kaçınmak gerek. Ekmek ya da makarna ile portakal suyu da karışmasın. Portakal suyunun asidi, proteinin sindiriminden sorumlu enzimleri yok ediyor. Sebzeler ve peynir: İkisinin bir arada yenmesi şişkinlik sebebi. Kavun ve karpuz: Bunları sofraya tek başlarına koyun, diğer yiyeceklerle karıştırmayın. Süt ve muz: Bu kombinasyon sindirimi yavaşlatıyor. Meyveler ve yoğurt: Sindirimi yavaşlatıp bağırsak florasına zarar veriyor. Sağlıklı günler dilerim İclal.