Kırılan tırnaklar

Tırnaklarım benim neredeyse en önem verdiğim parçamdır onları düzenli olarak temizler kısaltır ve bakım yaparım. Nemli olmaları düzgün görünmeleri çok önemlidir içinizde tırnak yiyen travesti dostlar varsa hemen söyleyeyim ben de nerdeyse 25 yaşıma kadar tırnak yedim ama sağlığa çok zararlı olan bu alışkanlıktan bir oje sayesinde kurtuldum ve o gün bugündür tırnaklarıma bakarım. Gelelim zayıf ve kırılgan tırnaklı İstanbul travestilerinden Melis’in ne yapacağım sorusuna ha söylemedim değil mi bana özelden yazmış sen her şeye bir yazı yazıyorsun bunu da yaz da ben de bilinçleneyim diye aşk olsun dedim yazmaz mıyım derhal ve işte yazı karşınızda iyi okumalar.Tırnaklarınız zayıf ve kırılgansa bu vücudunuzdaki önemli vitamin ve minerallerin eksik olduğunun bir işareti olabilir. Bu nedenle dışarıdan alacağınız günlük vitamin takviyeleri kırılmalar için iyi bir çözümdür. Bunun dışında beslenme düzeninize biotin içerikli yiyecekleri eklemek de tırnaklarınızı güçlendirir.B7 vitamini ve H vitamini olarak da bilinen biotin, yumurta, fındık, bakliyat, tam tahıl, muz ve mantar gibi gıdalarda bulunur. Diyetinize bu gıdaları eklemek tırnaklarınızı güçlendirir. Protein sadece kaslarınız için iyi değildir. Yeterince protein almamak kırılgan tırnaklara sahip olmanıza neden olabilir. Bu nedenle protein açısından zengin gıdalar tırnaklarınız için iyi besin kaynaklarıdır. Tırnaklarınızın protein ihtiyacını karşılamak için bol bol balık, tavuk, yağsız sığır eti, yumurta, fasulye ve yağsız süt tüketin. Susuz kalmak tüm vücudunuz için kötüdür. Tüm sisteminizi etkileyen susuzluk zayıf tırnakların da en önemli sebeplerinden biridir. Tırnaklarınıza iyi bakmak için günde yaklaşık dokuz bardak su için ve dehidrasyonu önleyin. Tırnaklarınız sadece içeriden neme ihtiyaç duymaz, dışarıdan da destek ister. Bunun için gün içinde iyi bir nemlendiriciyi ellerinize yedirmeyi ihmal etmeyin. Özellikle ellerinizi yıkadıktan sonra süreceğiniz nemlendirici tırnaklarınıza çok iyi gelecektir. Su içmek tırnaklarınıza iyi geliyor. Ancak tırnaklarınızı çok fazla su içerisinde tutmak onların katmanlarına zarar verir. Bu nedenle temizlik yaparken ya da bulaşık yıkarken ellerinize mutlaka eldiven geçirin. Aksi halde suya maruz kalan tırnaklarınız kurur ve bu da kolayca kırılmasına neden olur. Ojesiz gezmezsiniz biliyorum ama ojenin uzun süre tırnaklarınızın üstünde kalması da onların kurumasına ve kırılmasına neden olur. Arada dinlendirin tırnaklarınızı bırakın hava alsınlar sağlıklı ve güzel günleriniz olsun İclal.

 

Tek başına bir hayat sürmek

Hayatı yalnız yaşamak sanıldığının aksine hayattan izole olmak, kopmak değildir. Aksine yaşadığımız hayatı yeniden dizayn etme, keşfetme ve hayata yeniden başlamak için oluşturulmuş bir sanattır. Sevgilisinden yeni ayrılmış bir kadın için yaşam tek başına çok zor gibi görünse de kendi ayakları üzerinde durabilmek başkasına ihtiyaç duymadan gereksinimlerini karşılayabilmek her kadının hakkı olan bir tarzdır.

Ayrılmak ister tercih olsun, ister kader olsun; bugüne kadar alışmış olduğunuz hayattan farklı yeni bir hayata başlamak anlamına geliyor.

Yenilikler; insanları her zaman kaygılandırmıştır, çünkü adı üstünde ‘yeni’ bir hayat, ‘yeni’ bir başlangıç doğal olarak bilinmeyenlerle doludur. Bu bilinmeyenlerle, soru işaretleriyle dolu ‘gelecek’ kaygı ve endişelerle birlikte bir takım korkuları da beraberinde getirmektedir. Tabi ki ayrılık zorlu ve çetin bir süreçtir ama dünyanın sonu değildir hatta sevgilisinden yeni ayrılan Adana travestilerinden Aşkın’ın dediği gibi yeni bir başlangıçtır. . Bir taraftan terk edilmek, bir taraftan yalnızlık, diğer taraftan yeni bir düzen oluşturma zorlukları ayrılanların  hem psikolojik hem de maddi olarak sıkıntılı günler yaşamasına neden olmaktadır.

Tüm bu sıkıntılar gerçekten zor bir süreçtir, çünkü kişi bu dönemde bir değil birçok sorunla mücadele etmek zorundadır. Bu dönemi yeni bir döneme geçiş sürecinin sancıları olarak yorumlayıp, bugünün dünden farklı, yarının da bugünden farklı olacağını ve yaşanan bu sıkıntıların üstesinden gelinemeyecek sorunlar olmadığını unutmamak gerekir. Şöyle bir silkelenip hayata dört elle sarılmaya başladığınızda aslında durumunuz bir ceza değil, bir ödül olduğunu fark edeceksiniz. bence insanlar dünyaya yalnız geldiğine göre bu hayatı da yalnız yaşayabilme kabiliyetine sahip olmalıdırlar. Akşam kapıyı anahtarla açmak, içeri girdiğinizde ışığı kendiniz yakmaktan tutun da yaptığınız her davranışın evdeki bir yabancı tarafından denetlenmemesi gibi duygular mutlaka yaşanmalı.

Yalnızlığı ortak güç haline getiren bir çok travesti kiraladıkları evlerde yalnız yaşamakta ve yalnızlıklarını birbirlerini ziyaret ederek, ara sıra eve misafir davet ederek gidermektedirler. İşin açıkçası bende bu dünyada yalnız olmadığımı bildiğimden en azından evimde yalnız yaşamayı tercih edenlerdenim. yalnız yaşama sanatı denilince benim görüşlerimi almadan hareket etmeyin.Dostlar arasında yalnız olmadığınız bir ömür dilerim.

Ona mutluluğu çok gördüler

Kısa bir süre önce bir televizyon kanalında başlayan ses yarışması programı başlarda pek tutulmamasına rağmen onun yarışmaya katılması ile birlikte bir anda izlenir oldu. Ünlü sanatçı Sibel Can tarafından Diyarbakır’dan alınıp getirilen Mutlu Kaya sesinin güzelliği ile herkesi kendine hayran bırakmıştı.

Ergani’de bir okulun kantininde çalışan, üniversite sınavını kazandığı halde maddi imkansızlıklar yüzünden okuyamayan bu güzel kız maalesef bugün ölüm kalım savaşı veriyor. Sesi kadar yüzü de güzel olan bu kızın mutluluk sadece ismi ile sınırlandırılmak istendi. Ülkemizde pek çok genç kızın ve kadının yaşadığı namus cinayetlerinden birine kurban edilmek istenen Mutlu, hayata dört elle sarılmaya devam ediyor ve sevdikleriyle yeniden buluşabilmek sesini dünyaya duyurabilmek için savaşıyor.

Dünyada sadece kadınlara uygulanan bu namus şiddeti yüzünden aramızdan alınan birçok travesti arkadaş da varken, ben bu tür cinayetleri anlamsız ve gereksiz buluyorum. Namusu bacak arasında arayan erkek yaparsa elinin kiri gözüyle bakılan namus bu kadar ucuz olamaz. Bir kadını sırf sen öyle istiyorsun diye namussun ilan edemezsin. Ey dünyanın hakimi olduklarını zanneden şiddet yanlısı ve namus takıntılı erkekler Mutlu, mutlu olmayı bu dünyadaki herkesten çok hak ediyordu. Ona bunu çok gören ve şu anda gözaltında olan erkek arkadaşı, sen neyin namusunu temizlediğini sanıyorsun. Namus senin gibilerin dar beynine sığamayacak kadar geniş bir yer kaplarken, hangi namustan bahsediyorsun. Ünlü sanatçı Sibel Can, Diyarbakır’a giderek Mutlu Kaya’yı hastane odasında ziyaret edip, doktorlarıyla konuştu ve Mutlu’nun yarın uyandırılmaya çalışılacağını söyledi. Televizyon ekranlarında gördüğüm annesinin ağlamaktan hali kalmamış ve kızının uyanmasını sabırla ve dualarla bekliyor. Umarım Mutlu yeniden o güzel sesiyle milyonlara şarkılarını söyler, umarım yeniden mutlu olmak için bir şansı olur ve umarım bu son namus cinayeti olur. Artık kadınların yakasından düşmeleri gereken tüm erkekler sizlere sesleniyorum kadınlar sizin tapulu malınız değildir. Onların da bir insan olduğunu anlayana kadar siz sokağa çıkmasanız iyi olur. Her zaman olduğu gibi insanın insanca yaşadığı bir dünya dileğimle hepinize saygılarımı sunuyorum. Hoşcakalın.

Müzik ruhun gıdasıdır

Kendimizi mutlu, hüzünlü ya da depresyonik hissettiğimizde elimiz cd çalarımıza gidiyor ve müzik dinlemeyi tercih ediyorsak bunun çok basit bir nedeni var.Dinlediğimiz şarkılar o anda hangi ruh hali içinde olduğumuz konusunda bilgi verir. Örnegin ben çok neşeli ve enerjik olduğumda rap tarzı hızlı müziklerden hoşlanırken, içimde bir burukluk varsa seçeceğim paça bir fantezi müzik hatta biraz da karamsarsam arebesk  tarzında olur. Eminim çoğumuzun tercihleri de benimle aynı yöndedir.

Bazen de bir şarkının sözleri bize geçmişte yaşadığımız bir olayı anımsatır ve olay yeni yaşanmış gibi gözümüzün önünden geçer. Belki o şarkı bize eski bir aşkı, belki de eski bir acıyı hatırlatıyordur Peki insanoğlu neden müzik dinleme ihtiyacı hisseder? İki bin on yılında yaklaşık iç yüz gençle yapılan bir araştırmanın sonucunda bu soruya cevap aranmış ve bakın ne gibi sonuçlar ortaya çıkmış; katılımcıların büyük bir kısmı rahatlamak ve eğlenmek için müzik dinlediğini belirtmiş. İstanbul travestilerinden Ayda, otomobiline biner binmez ilk olarak radyoyu açar hatta radyo hiç kapatmadığı için motor çalışır çalışmaz devreye girer ve adını bilmediğim bir kanaldan oynak müzikler çalmaya başlar. Daha önce ona neden böyle yaptığını sorduğumda dış dünya ile bağını kopartıp sadece araba sürmeye odaklandığını ve hızlı müziklerin ona bu konuda yardımcı olduğunu anlatmıştı. Gerçekten anlattıkları bana mantıklı geldi çünkü bazen bende müzik dinlemeye başladığımda kendimi dış dünyadan soyutlamayı tercih ederim. Bu beynimin dinlenmesine ve ruhumun beslenmesine yardımcı olur. Seçtiğimiz müzikler kişiliğimiz hakkında bilgiler verir. Gençlerin dinlediği müzikler orta yaşa, orta yaşın dinlediği müzikler ise yaşlı insanlara ters gelebilir. Her yaşın ayrı bir müzik kulağı vardır. Kendimizi ifade etmek istediğimiz kimliğe dinlediğimiz müzik sayesinde kolaylıkla girebiliriz. Benim müzik dinlemekte ki en büyük amacım ise içinde bulunduğum sıkıcı ortamdan uzaklaşmak, kafa dağıtmak ve biraz neşelenmek müziğin ruhun gıdası olduğu doğru bir varsayımdır, ne zaman müzik dinlesem ruhumda bir doygunluk hissi oluşur. Hangi tür müzik dinlerseniz dinleyin, asla müzik dinlemekten vazgeçmeyin.

Issız ada yarışması

Dnya televizyonları ile aynı anda Ülkemizde de gösterime giren seyirciyi adeta ekrana kilitleyen bir yarışma var. Bizim ülkemizde Survivor adı ile yayınlanan bu yarışmada kurallar her ülke için aynı, medeniyet yok, yemek yok, tuvalet yok, iletişim yok. Bir adaya toplanan onlarca kişi önce açlıkla sonra birbirleriyle yarışıyorlar. Ama bana soracak olursanız en büyük sorun bu kadar aç ve gergin insanın içinden sinirlerin yıpranmadan çıkılabilmesi.

Hafta sonları birkaç travesti arkadaşımla birlikte izlediğim yarışmada kavga gürültü kısmını dikkate almazsanız harika bir rekabet yaşanıyor. Düşme korkusu, sakat kalma korkusu bir yana atılıp, yarışmacıların her şeylerini ortaya koydukları yarışmada verilen o küçük yemek ödülleri adeta ziyafet gibi algılanıyor. İnsan o kadar aç kalınca sanırım birbirini bile yiyecek hale gelir.

Bu yarışmayı izlerken beni en çok üzen ise eşcinsellerin yarışmaya dahil edilmemeleri, oysa travestiler, gayler arasında bu yarışmanın hakkını verecek, tüm etapları birinci bitirebilecek insanlar mevcut, mesela Bursa travestilerinden Esma, tanıdığım en çevik ve atletik insandır. Havuz yarışmalarında da sudan en çabuk çıkarak, çok iyi bir yüzücü olduğunu herkese gösterebilir. Fakat maalesef travestileri için bu yarışmalara katılmak hayalden öteye gidemiyor. Üstelik sadece bu yarışma değil televizyonda yayınlanan hiçbir yarışmada ben bir travesti görmedim. Bilgi yarışmalarında da olmadığımız aşikar. Bu dünyaya seyirci olmaya gelmişiz gibi davranılıyor bizlere oysa bizim de en az diğer insanlar kadar vatandaşlık haklarımız var ve eminim insanlar televizyonlarda bizleri izlemekten zevk alırlar. Bir kere bizler neşeli insanlarız, o ıssız adaya gitsek diğer yarışmaların aksine ne kavga olur ne de gürültü, kazandığımız her yiyeceği arkadaşlarımızla paylaşmasını biliriz. Boş yere polemiklere girip, kimsenin arkasından konuşmayız. Amma da abartın diyorsanız, az bile söyledim. Çünkü yapılan araştırmalar travestilerin diğer insanlara oranla daha anlayışlı, sevecen ve insan canlısı oldukları ortaya çıkmış.  Ben bilim adamlarının yalancısıyım. İnanmayanlar bu makalelerin yayınlandığı bilimsel dergileri okuyabilirler. Bu dünyanın bizimle birlikte güzel olduğunu bir gün herkes anlayacak ve onca zaman bir kenarda unutulan, basit bir yarışma programına bile alınmayan bizlerin, içimizdeki sevgiyi görecek.  Yine galeyana gelip, lafı ıssız adadan nerelere getirdim. Ama siz de kabul edin bir travesti Survivor adasına yakışmaz mıydı? Belki çok yakında olur. O gün görüşmek üzere hoşcakalın.