Aldatılmak yok artık

Kadınların pek çoğunun derdidir seversin aldatılırsın. Yok mu şöyle güvenilir sadık erkekler var elbette ama nedense hiç bize denk gelmezler. Ben de bu konuya el atacak bir yazı yamak istedim. Artık aldatılmak yok diye de başlık attım. Umarım sevginin güvenden sonra geldiğini kavrayabilir sevgili travesti dostlar zira artık aldatan değil güvenilir erkekleri hayatımızda istiyoruz. Yoğurdu üfleyerek yemeniz, hiç yoğurt yemeyeceğiniz anlamına gelmez. Sadece bu davranışınız sayesinde, bu tarz insanlarla karşılaştığınızda, tekrar tekrar aynı hataya düşmenizi engellemiş olursunuz. Her mutlu ilişkinin, mutlu sonla bitmeyeceği gerçeğini kabul edersiniz. Böylece fazla hayal kurmaz, daha gerçekçi olursunuz. Bir ilişkiden gerçekte ne istediğinizi daha net anlarsınız. Bir daha kolay kolay kandırılmazsınız. Yaşayarak öğrenmek, çoğunlukla kötü bir tecrübe edinme şekli; ama karşınıza çıkan herkes böyle olacak diye bir kaide de yok. Kafanızı dağıtmak için yaptığınız her aktiviteyle, aslında kendinize yeni bir özellik kazandırırsınız. Bir anda düştüğünüz boşlukta, sırf kafa dağıtmak için katıldığınız kurslar sayesinde daha önce aklınızda olmayan birçok şeyi deneyebilir ve yeni beceriler kazanabilirsiniz. Aldatılan kadınlar ve erkekler yaşadıkları bu kötü olaydan sonra daha güçlü kadınlar ve erkekler olarak yeniden doğuyor! Nasıl mı? Kendinizi dinlemeye başlarsınız. Artık hayattaki birinci önceliğiniz kendinizsiniz. Daha öncesinde de böyle olmalıydı; ama kendinize ayıracak pek vakit bulamıyordunuz. Şimdi kendinizi analiz edip, daha yakından tanıma zamanı. Farkında olmadığınız bir sürü şey keşfedebilirsiniz! İlişkinizdeki önceliğiniz aşk değil, güven duygusu olur. Bir ilişkide en önemli şeyin aşk değil, güven duygusu olduğunu anlarsınız. Bunu neden defalarca tekrar ediyorum biliyor musun? Çünkü sen sadece yakışıklı diye gidip beş para etme adamlara takılma diye ben seni çok seviyorum ama o çapkın erkekler yok mu işleri güçleri yalan dolan kandırma olmuş. Daha yeni İstanbul travestilerinden Ayça’nın başına gelenler ortada işte mesele sevmek değil güven vermek diye üstüne basa basa yazacağım. Son olarak, Nietzsche’nin o meşhur cümlesi bu durumda da geçerli: “Sizi öldürmeyen şey güçlendirir.” Sevgiyle kalın güvenilir ellerde sevilin İclal.

İlişki emek ister

kadıns

Kadın ve erkek dünya kurulduğu günden beri aynı noktada buluşmayı bilememiş iki canlı üstelik aynı türden olmalarına rağmen asla birbirlerini anlayamamış garip ama gerçek bir canlı türüdür. İnsan dediğiniz dünyaya hükmeder, hayvana hükmeder, canlıları cansızları dize getirir ama bir kendi türüne gücü yetmez. Bir tek birbirlerini anlamazlar. Kadın mesela çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez. Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur. Kadın susarak gider! En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. Konuşan kadını başınıza taç yapmanız gerekirken tutar artık yeter sus diye azarlarsınız. Meyra ( İstanbul travestileri )  en son kendi yaşadığı ilişkiden örnek veriyor o kadar bıktım ki laf anlatmaktan en son susmayı seçtim o sustuğumu sanırken ben ondan çoktan gitmiştim diyor. Evet kadınlar susarak gider beyler yazın bunu bir kenara. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Bizi anlamak o kadar zor değil ki yeter ki dinlemesini bilin. Sevgilerimle İclal.