Yeşil elma sevenlere

Elma bilinen en sağlıklı meyvedir bildiğim kadarıyla henüz genetiği ile oynanmadı. Doğal elma yemek için derler ki kurt çıkıyorsa sende güvenle yiyebilirsin gerçi ben kurtlu elma değil de ekşi tadıyla yeşil elmayı tercih edenlerdenim. Benim gibi yeşil elma seven travesti arkadaşlar için faydalarını anlatmak yazmak istedim.Ekşi tadı ile seveni kadar sevmeyeni de olan yeşil elma, içeriğindeki antioksidanlar sayesinde önemli bir besin kaynağıdır. Günün her saati yenebilen bir meyve olmasının yanında asidik özelliğiyle de kilo vermek isteyenlerin gözdesidir. Say say bitmeyen faydalarından bazılarına bakalım. Yüksek oranda mineral içerir. Isırdığınızda dişlerinizi kamaştıran bu meyve demir bakımından çok zengindir. Ayrıca çinko, bakır, manganez ve potasyum içeriği ile bir laboratuvarı anımsatmaktadır. Kemikleri güçlendirdiği gibi oksijen seviyesini de arttırır. Kolesterolü düşürür. Bitti mi bitmedi. En önemli özelliği en azından İzmir travestilerinden Yeliz’in ilgilendiği kısmına geçeyim. Yediğinizde tok tutma özelliği olduğundan beslenmenizi dengeler. Bu durum kan değerlerinize yansır, kan şekeri ve kolesterol seviyeniz düşer. Cildi güzelleştirir. Coştu bir kere, durduramıyoruz. İçeriğindeki antioksidanlar hücre yenilenmesini düzenler. Daha genç ve sağlıklı bir cilt görünümüne sahip olursunuz. Diyabeti önler. İçeriğindeki pektin isimli lif sayesinde kan şekeri seviyenizi düzenler. Tarçınla yendiğinde şahane bir tatlı görevi görür. Şeker seviyesinin düştüğü durumlarda da dengelemek için kullanılan yegane meyvelerdendir. Metabolizmayı çalıştırır. Yoğun tempolu hayatlarımızda bazen kahvaltı gibi önemli bir öğünü atlayabiliyoruz. Çantanıza bir yeşil elma atın ve zamanı gelince yiyin. Göreceksiniz, ne güçten düşüyorsunuz ne de aç hissediyorsunuz. Tek başına bir serpme kahvaltı kadar besleyici olabilir. Enflamasyon ile savaşır. Bütün bu saydıklarımız yetmezmiş gibi kabuğunda bulunan enzimler sayesinde enflamasyon ile savaşan dokular barındırır. Ayrıca bu kabuktaki vitamin ve mineraller enfeksiyonlarla mücadelede yardımcı olurlar. Kısaca anlatmak gerekirse bir yeşil elma yediğinizde gün boyu zinde kalır, enerjik olur ve daha güzel görünürsünüz. Tek can sıkıcı yanı midede ekşime yapması mide rahatsızlığı olanlara elma iyi gelmez kabuğunu soymaları gerekir. Hiç yemeyin demiyorum ama aç karnına yemekten kaçının. Mutlu günler dilerim İclal.

 

Festival zamanı

Türkiye’nin tüm festivallerini sıralamak oldukça zor ama silere en azından bahar ayında gerçekleşen muhteşem festivallerden bir kaçını anlatmak istiyorum belki İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan travesti dostlarım bu festivallere katılmak isterler.. Onun için ben size bu bahar kaçırmamanız gereken en lezzetli 10 festivali seçtim. Bunları bahane ederek yapacağınız yolculuklarda, hem festivallerin keyfini çıkarır, hem de yörenin tadına bakarsınız. Alaçatı Ot Festivali ile başlamak istedim İzmir travestilerinden bazı dostlar çok övdüler bu festivali yeşil sebze seven biri olarak gitmek isterim.8 Nisan’da düzenlenecek olan festival, Ege’nin bu güzel beldesinde buluşmak için güzel bir bahanedir. Türkiye’nin dört bir yanı buraya akar. Ünlü ünsüz herkese rastlamak olasıdır. Oteller, lokantalar, meyhaneler dolup taşar. Meydanlarda şefler, yazarlar, konuklar çeşitli etkinliklere katılırlar. Otları tanıma ve toplama gezileri, yabani ot ve bitkilerle beslenme seminerleri, yemek atölyeleri ve konserler düzenlenir. Festivale katılanlar Alaçatı pazarıyla da tanışma fırsatını bulurlar. Bence dünyanın en lezzetli pazarıdır. Ege’nin bütün otlarını bulmak olasıdır. Adana Portakal Çiçeği Festivali;Nisan ayının ilk haftası düzenlenen festival, bir anda Türkiye’nin en renkli festivalleri arasında yer aldı. Rengarenk kostümler içinde açılış kortejine katılanlar, festivalin ne kadar renkli geçeceğinin ilk işareti oluyor. Festivali düzenleyen yetkililer, bu yıl da tüm şehri kültür ve sanat platformuna dönüştüreceklerini söylüyorlar. Ayrıca hoş sürprizlerde yer alacağını belirtiyorlar. Bu rengarenk festivali bahane ederek Adana’ya giderseniz, kebap hasretini de giderirsiniz. Fethiye Kuzugöbeği Mantar Festivali ;Muğla’da Fethiye Belediyesi tarafından 15-17 Nisan tarihlerinde düzenlenen ‘Kuzugöbeği Mantar Festivali’ Üzümlü Köyü’nde gerçekleştiriliyor. Burada yetişen bu çok özel mantarların tadına doyum olmaz. Hele uykulukla tereyağında yapılan kavurması damakları çatlatır. Festival ilçeye lezzetle birlikte neşe de getirir. Konserler, halk oyunları ekiplerinin gösterilerinin yanı sıra mantar konulu toplantılar da yapılır. Ayrıca uzmanların eşliğinde Cadianda Dağı’nda mantar toplama turları düzenlenir. Festival süresince ilçedeki birçok lokantada kuzugöbeği mantarıyla yapılan yemekler sunulur. Ve son olarak yine Egeden bir festival öneriyorum. Urla Enginar Festivali ;Enginar denince akla hemen Karaburun Yarımadası, özellikle Urla gelir. Çünkü bu cennet sebzesinin en lezzetlileri burada yetişir 28 Nisan’da başlayan festivalle bu sebzeye “Hoş geldin” denir. Baharınız renkli hayatınız  renkli olsun İclal.

 

Mutluluğun kuralları

Mutlu olmayı gerçekten istiyorsanız eğer bazı şeylerden uzak durmanız gerekiyor. Nelerden mi aslında sizi üzen, geren, yoran her şeyden yapması zor söylemesi kolay ne carsa bugün travesti dostlara söyleyeceğim çünkü gerçekten mutlu olmayı hak ediyoruz. Ailen dışındaki insanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma. Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşünmüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana değer vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini ya da sana zamanla önem vereceğini düşünme. Sana karşılıksız sevgi veren ve senin için her şeyi göze alabilecek tek insanlar ailendir. Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanın sevgi sözcüklerine inanma. Sevgi insanın kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarına bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanın sözlerine inan kazanan sen olacaksın burada yazılanlar bir hikaye ya da masal değil unutma bunları deneyen İzmir travestilerinden birkaç dostum var gerekirse ara sor. Ne kadar kıymetli sözler olduğunu anlarsın. Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konuşmayı öğren. Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir ya da duymak istemediklerini söyleyebilir. Korkma ve içindeki sesi dinlemeye devam et. Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme. Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Sen mutlu olmayı hak ettiğine inan gerisi kendiliğinden gelecektir. Sevgiyle kalın mutlu kalın İclal.

Nefes ve bolluk ilişkisi

Bolluğun bizimle teması küçük şeylerle başlayabilir. Bunları göz ardı etmeyin, çünkü bunlar sizi bolluk potansiyellerine taşıyacak daha büyük adımları hazırlayacaktır. Nefes farkındalığı yaşam sevgisi, para sevgisi, huzur, barış, sevinç ve uyum sevgisini varlığımıza taşır. Bırakmanız gereken tek şey para korkumuz, yani gelecekten endişe duymamızdır. Kazandığımız şeyleri kaybetme korkusuyla elimizdekini korumak ve elimizdekini kaçırmama telaşı yüzünden bizi bolluğa taşıyabilecek ne daha fazlasını düşünüyor, ne istiyor, nede bu konuda bir girişimde bulunabiliyoruz. Zaman ve buna bağlı olarak enerjiler değişti ve değişmeye devam ediyorlar. Enerjiyi yakalayabilen travesti bireyler bunun önemine çoktan vardılar. Mesela İzmir travestilerinden Gizem enerjisini doğru kullanarak doğru nefes taktikleri ile bolluğa ulaşmayı başardı başka yolları da denediyse bize anlatmasını isterim.Biz değişen değerler ve enerjiler karşısında gerekli gelişimi ve değişimi oluşturamadığımızdan yaratma, iyileştirme yerine sınırlama, acı, zorluk, yoksulluk ve kurban bilinciyle hareket ediyoruz. Bilinçli nefeslerden elde edeceğimiz güçle kalıplarımızdan uzaklaşmak ve kristalleşmiş kalıplarımızı anlayışlarımızı kırmak imkanını yakalayabiliriz. Arzuladığınız bolluğa sahip olmak için yapmamız gereken şey budur. Varlığımızın ait olduğu elektromanyetik alanımızı bu boyut içindeki bolluk enerjileriyle eşleştirme işlemini kolaylaştırmamız gerekiyor. fiziksel, duygusal ve zihinsel bedenlerimizle, bolluk enerjilerini uyumlu eşleşmelerle bir eşleştirmemiz gerekiyor. Nefesinizle, alanınıza taşıdığınız enerjilerin kendimize karşı olma ve kendimize değer vermeme düşüncelerini değiştirmesine, aza razı olmamızın ve yoksulluk bilinçliliğimizin bolluk bilincine dönüştürmesine izin verin. İzin verin ki sevgisizlik ve ego hakimiyetin de donmuş kristal kalıpları, sıkışmış manyetik alanları parçalamaya başlasın. Aldığımız nefeslerle imajinasyon ve niyetimizi benliklerimizdeki sınırlılığa, korkuya, yoksunluğa ve ıstıraba yol açan bilinçli, bilinçaltı ilişkili ve bilinçsiz tüm enerjilerin bağlantılarının kesilmesini, salıverilmesini, sökülmesini, en azından yerinden oynatılmasını istememiz ve üzerine yoğun olarak odaklanmamız gerekiyor. Sevginin, sevincin, uyumun, kendini değerli görmenin, kendini sevmenin, kendini kabul etmenin, başarının, bolluğun en iyi, en uyumlu şekle varlığımızla eşleşmesi niyet ve arzusunu oluşturmalıyız. Kendimizi korku dolu düşünce, davranış, koşullanma davranışlarını bilinçli olarak salıvermeyi seçmemiz ve buna izin vermemiz gerekiyor. Sevgiyle kalın İclal.

 

 

Zen ve sufizm

Modern psikolojinin en büyük keşiflerinden biri hiçbir erkeğin sadece erkek olamayacağı, hiçbir kadının da sadece kadın olamayacağıdır. Cinsiyetiniz üstünüze yapışmış gibi dursa da her iki hormonları da taşırız hepimiz inkar etmek boşuna bir cabadır. Her erkeğin içinde bir kadın ve her kadının içinde de bir erkek var. Bu kutupluluk şart olmuştur. Zihin de iki bölüme ayrılıyor: zihnin sol yarıküresi erkek, sağ yarıküresi ise kadın. Bunu sana söylememin sebebi sana Zen ve Sufizm gibi olguların var olmasının nedenini açıklayabilmek; bu olaylar birbirinin zıt kutuplarıdır. Zen negatif yoldur; temelde erkek odaklıdır. Bu zekanın, meditasyonun, farkındalığın yoludur. Sen travesti birey zen ya da sufi olmayı bir arada seçmişsin ve her ikisini de başarıyla taşıyorsun sen de tıpkı İzmir travestilerinde de olduğu gibi hepsi mevcut ve hazır beklemektedir. Sufizm pozitif yoldur; dişidir. Sevginin, olumlu olmanın yoludur. Budist inkar ederek hareket eder: Sosan, gerçek olan bu değil, bu değil, (neti, neti) “ne bu, ne de bu” der. Reddetmeyi, elemeyi sürdürür. Sen her şeyi elediğinde geriye kalan ve artık elenemeyen şey gerçektir. Sufizm pozitiflik üzerine kuruludur: Reddetme, hayır kelimesini kullanma, evet de. Ve negatif bir şekilde arama, tamamen pozitif bir şekilde hareket et. Yanlışı düşünme, doğruyu düşün. Hastalığı düşünme, sağlığı düşün. Dikenleri düşünme, çiçekleri düşün. Çirkinliği, sefaleti düşünme, güzelliği ve neşeyi düşün. Her ikisi de orada. Ve sen ikisini bir arada kullanamazsın; eğer ikisini bir arada kullanacak olursan delirirsin. İşte bir adam delirdiğinde aslında olan şey budur. O her iki kutbu da kullanmaya başlar ve onların ikisi de birbirini reddetmeye devam eder. İşte bu yüzden kendi aklı içinde felç olur. İnsanın sadece birini kullanması gerek; diğeri de orada olacaktır ama sadece bir gölge olarak, senin kullandığını tamamlamak üzere. Zen’de sen hayır kelimesini kullanırsın ve yavaş yavaş anlamsız olan her şey köklerinden kesilir. Ama anlam geride kalır çünkü anlam kesilip atılamaz. Önem geride kalır; onu yok etmek mümkün değildir, o yok edilemez bir şeydir. Bu durumda hiç sorun yok! Zen’i takip eden insanlara ulaşır. Onlar hastalıkları eleyerek sağlığa ulaşır. Bu onların yoludur. Yolunuz açık olsun İclal.

Çalışmayı sevmek

Yaşamak için hepimizin para kazanması gerekiyor ama ya sevmediğimiz bir işi yapıyorsak hayat çekilmez olmuşsa ne yapacağız? Sizlere bu yazımda kolaylıklarını yolunu açmak istedim. Alın ve uygulayın nerede hangi iş de olursa olsun işe yarayacaktır. Eğer geçiminizi sağlamak için çok çalışmanız gerektiği inancı ile yetiştirildiyseniz, bu inancı terk etmenin zamanı geldi. Şu olumlu ifadeyi kullanın: Çalışmak, benim için kolay ve eğlencelidir ya da Yaptığım her işten zevk alırım. Bilinç, değişikliği gerçekleştirene kadar, bu ifadeleri tekrar edin. Sevdiğiniz işi yaparak para kazanın. Para kazanmaktan keyif almaya hakkınız var. Eğer kendi işinizi kurmak üzereyseniz şu ifadeyi kullanın: ‘Eğer bu girişim benim en büyük iyiliğim ve sevincim içinse, kolaylıkla ve çaba harcamadan ilerlemesine izin vermeliyim’. Çevrenizdeki her işarete dikkat ediniz. Eğer gecikmeler ve engeller ortaya çıkıyorsa, bunu ilerlemek için uygun zaman olmadığını anlayınız. İşaretleri anlatan bir kitap okumuştum harika bir kitaptı sürekli işaretleri gözlemliyor ve en doğru anı bekliyordu sizde işaretleri gö zardı etmeyin. Onların size söyleyeceği şeyler var mesela travesti bireyler başınıza gelmiştir bir işe kalkıştığınızda içinizden bir ses şimdi değil der ve bırakırsınız. Bunun için İzmir travestilerinden Nesil gibi medyum olmaya gerek yok altıncı hissinize kulak verin yeter. Unutmayın ki, çalışma hayatınızın nasıl olmasını istediğinize karar veren sizsiniz. Bunu başarmak için olumlu ifadeler yaratın. Ardından, bu olumlu ifadeleri sıkça tekrarlayın. İstediğiniz çalışma hayatına sahip olabilirsiniz! Uyku sürenizi iyi ayarlayın. Düzensiz uykunun sabahı yorgun kalkmanıza neden olur. Mutlaka iyi bir kahvaltı yapın. Ama bu ayaküstü olmasın, mümkünse daha erken kalkın ve kahvaltınızı bir seramoniye dönüştürün. Enerji veren sağlıklı gıdalar tüketin. Başarı hikayelerini araştırın, kendinizden bir şeyler mutlaka bulacaksınız, emin olun. Bu tür hikayeler size ilham olacak ve yol gösterecektir. İşe giderken zihninizi yavaşlatan müzikler dinleyin. Kendinize hedefler koyun ve bu hedefleri birer birer aşmanın üzerine biraz kafa yorun. Parasal, kişisel, ilişkiler ve kariyer planlamaları yapın. Bu hedefleri ne için yaptığınızı da not edin. Tarihlerini yazmayı da unutmayın. Hedefleriniz büyük olsun ama ulaşılmaz olmasın. Sevgiyle kalın İclal.

 

Müzik ve insan

mu

Müzik Beyin Dalgalarını Yavaşlatabilir ve Düzenleyebilir. Müziğin bu etkisi çok çeşitli deneyler ve gözlemlerle kanıtlanmıştır. Belli türdeki müzikler veya özel olarak dizayn edilmiş sesler beyin dalgalarını yavaşlatıp rahatlamayı kolaylaştırabilmektedir. Çeşitli antropolojik araştırmalar müziğin çağlar boyunca bilinç halini değiştirmeye yönelik amaçlarla kullanıla geldiğini göstermektedir. Hatta yakın zamanlardaki araştırmalar antik dönemlerde değişik bilinç hallerini başlatmaya yönelik müzik türlerinin yanı sıra son derece sofistike akustik dizaynların da keşfedilmiş olduğunu göstermektedir. Beyinle ilgili araştırmalar müziğin özellikle beynin sağ yarıküresine hitap ettiğini göstermektedir. Beynimizin sol yarıküresi genellikle mantıksal işlevleri yerine getirirken sağ yarıküre daha çok sezgisel ve yaratıcı aktivitelerle ilişkilidir. İşte bu yüzden evde, işte ya da okulda çalınan müzik beynin sol yarı küresiyle sezgisellikten sorumlu olan sağ yarıküresi arasında dinamik bir dengenin oluşmasını sağlayarak yaratıcılığı artırıcı bir rol oynayabilir. Eğer bir iş yaparken dikkatinizin dağılmaya başladığını ve hayallere daldığınızı fark edersiniz on ya da on beş dakika kadar arka planda Mozart ya da Bach gibi bestecilerin müziklerini veya barok döneme ait bir müziği dinleyin. Bu zihninizin tekrar yerine gelmesini ve dikkatinizi toparlamanızı sağlayacaktır. Özellikle dikkat eksikliğinden şikayet eden travesti bireylere bunu rahatlıkla tavsiye edebilirim. Benim gibi müzik olmadan asla diyen İzmir travestilerinden Maral, sesinin de güzelliğine güvenerek bir koroya dahil olmuş, yaşamak bu işte sende hayatı daha iyi algılamak istiyorsan mutlaka müziğin bir yerinde tutmalısın. Normal bir halde otururken dakikada yirmi beş ila otuz beş kez arası nefes alıp veririz. Derin ve yavaş nefes alıp vermek hem beden hem de zihin için oldukça olumludur. Hafif ve hızlı nefes alıp vermek ise yüzeysel ve dağınık bir zihin haline yol açabilir. Bu bakımdan nefes ritmi ile zihinsel işlevler arasında çok yakın bir bağlantı vardır. Aynı zamanda zihinsel durumumuz da nefes alıp verişimizi etkiler. Dinlediğimiz müzikler içimizde farklı duygusal ve fiziksel etkiler meydana getirdiği için nefes alıp verme hızımızı etkilerler. Örneğin yüksek volümde çalan bir rock müziğini dinlerken gevşeyip yavaş biçimde nefes alıp vermeniz pek mümkün değildir. Ancak rahatlatıcı ağır tempolu ve kaliteli bir müzik sizi çok olumlu bir ruh haline getirebilir. Mutlu günler İclal.

 

Paradigma

Olaylara bakış açınız sadece kendi pencerenizden ise paradigmanın tuzağına düşmüşsünüz demektir. Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur. Diyelim ki bir yolcu otobüsünde yolculuk yapıyorsunuz ve yanınızda üç çocuğuyla oturan baba sürekli ağlayan çocuklara susun demiyor diye kızıyorsunuz.Adam gamsız kardeşim dediğinizi ben bile duyar gibiyim oysa bu çocukların neden durmadan ağladığını bilseydiniz beklide bu yanlış düşünceye kapılmayacaktınız. Ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır. Oğlu profesör olan bir kadın oğlunun konuşmasını dinlemek için katıldığı konferansta, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek de çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş. Bu hikayeyi de İzmir travestilerinden Asya’nın facebook sayfasında okudum çok hoşuma gitti aktarmak istiyorum belki de pek çok travesti arkadaşım benden önce duymuştur olsun ben yine de anlatmak istiyorum. Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün;  kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu? Meğer bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama artık iş işten çoktan geçmiş. Paradigmanızı değiştirin olaylara bir de öyle bakın sevgiler İclal.

 

Yoksulluğunu sen yarattın

aclik-yoksulluk-siniri-arastirmasi

Yoksulluğun Ana Nedeni, Yoksulluğa Odaklı Kafa yapısıdır. Zenginliğin Ana Nedeni, zenginlik odaklı Kafa Yapısıdır. Zihnin durumları (bilinç), nesilden nesle aktarılır. Dengeli bir yaşam sürmek için buradasınız. Gerçek hünerlerinizi göstermek, takdir edilmek ve biraz huzur ile sağlıklı bir beden mi istiyorsunuz? Başkasını Değil Kendinizi Değiştirmelisiniz. Engeller, alçak bir patron ya da çalışan, zor bir durum ya da olay, kendi kendine değişmez. Ne var ki, tinsel ve zihinsel güçlerinizi fark ettiğinizde, pozitif bir odağa yöneldiğinizde, Yaşam Kanunları’nı (yalnızca Çekim Kanunu’nu değil) anlayıp uyguladığınızda, bütün talep ve zorlukları karşıladığınızı göreceksiniz. İnsan, durum ve şeylerin sizi odağınızdan ve mutluluğunuzdan mahrum etmesine izin vermeyeceksiniz. Özgüveninizi geliştireceksiniz. Yeni bir zihinsel diyet seçin İçinde yer alabileceğiniz en güçlü faaliyetlerden biri, kendi kendinize yüreklendirici konuşmalar yapmaktır. Kendinizin antrenörü olun. İç diyaloglarınızı değiştirin. Hayal gücünüzü harekete geçirmeyi seçin. Hayallerinize odaklanmayı ve kendinize yetki vermeyi seçin. Bu, kulağa basit gibi geliyor; ama çoğu insan, zenginliği ve başarıyı yaşamayı yalnızca istiyor. Para harcama alışkanlıklarını değiştirmeyi nadiren tercih ediyorlar ya da kendilerini daha üst düzeyde bir varlık olarak ifade etmeye nadiren çalışıyorlar. Kişisel yetkilendirme ve gelişime doğru yol alma kararını bugünden verin. Yaratıcı Hayal Kurma Sanatı’nı uygulayın. Hiçbir şey çaba göstermeden elde edilemez. Bu çabayı gösteren İzmir travestilerinden Billur sonunda istediği hayal ettiği şeylere ı-ulaştı. Sabır birinci etkendir sabretmeyi bilmelisin değerli travesti bireyler kendimizden ödün vermek gerektiğinde vermeliyiz. Boşa bir umudun içinde kaybolmak bize yakışmaz. Umut, mutluluk ve uyum tohumları ekmeyi seçin. Kendinize kötü davranmaya devam etmektense, değerli, kabul gören ve takdir edilen biri gibi davranmayı tercih edebilirsiniz. Finansal açıdan kötü bir huyunuzdan kurtulmayı seçin. Borcunuza, harcama alışkanlıklarınıza ya da parayla ilgili bir şeye çözüm getirmeyi hedefleyin ve kendinize başarılı olma hakkını verin. Yaşamınızdaki önemli insanlarla kaliteli zaman geçirmeyi seçin Onarılması gereken ilişkileri iyileştirme kararı alın. Söz konusu kişiler, ebeveyniniz, kardeşleriniz, diğer önemli insanlar, eşiniz, arkadaşlarınız ya da çocuklar olabilir. Umarım hayatınızda ne kadar yaranız varsa tamir olur sevgilerimle İclal.

 

 

 

Bilinç programlama

İnsanın yapamayacağı şey yok herhalde en basitinden bilinçaltımızı kontrol etmeyi öğrenirsek hayatı daha kolay yaşayabiliriz. Bilinçaltı tıpkı bir bilgisayar programı gibidir. Kolayca kodlara bölünebilir. Bilinçaltı sayesinde yapmak istediğiniz her şeye ulaşabilirsiniz.Bilinç altınıza emir verin ve bekleyin size itaat etmesini bunu nasıl yapacağınızı anlatayım.Bilinçaltına en kolay emir verme ve onun bu emirleri kabul etmesinin bir tek yolu vardır ve buda ona yakın olmaktır. Ona yakın olma yolu ise frekansımızın düşük olmasıdır buda bilinçaltımızın açık olduğu andır ve her şeyi kabullenir. İnsanın frekansının düştüğü anlardan biri ise uykuya girmeden önceki haldir çünkü uyku hali bilinçaltı halidir ve açıktır çoğu şeyi kolaylıkla kabul eder. Bilinçaltımızda her şey kayıtlı olduğu için eserinizin olması için iyi bir veri tabanıdır. Bilinçaltı sürekli tekrarlanan düşünceleri hayatımızdaki kayıtlanmış her şeyle ilişkilendirir ve artık her şeyde o hali yaşamaya başlamış oluruz. En doğru şekilde düşünüp hissetmeye başlarsanız huzurlu bir zihne sahip olmanız kaçınılmaz olur. Bilinçaltınız, zihninizden geçirip doğru olduğunu iddia ettiğiniz her şeyi kabul edecek ve size bunu yaşatacaktır. Bilinciniz kapıdaki bekçidir. En önemli işlevi bilinçaltını, yanlış izlenimlerden korumaktır. İyi şeylerin olabileceğini ve şu anda olmakta olduğunu düşünmeyi her zaman tercih edin. Kendinize iyi şeyler olacağını sıklıkla hatırlatın unutmasına izin vermeyin. Mesela İzmir travestilerinden Banu yapacağı önemli işler öncesi bilinçaltına bir program yüklüyor programın adı sen başarırsın. Siz de bunu deneyebilirsiniz. Bilinçaltı kaydını şimdiki zamanı baz alarak yaptığı için istediğimiz her şeyi şimdiki zamanda düşünmeyiz. Ruhsal bilinç yazıma bakabilirsiniz. Bilinçaltı eğer bu kadar somut şeyleri başarabiliyorsa acaba soyut isteklerimizi ne kadar zamanda başarabilir mesela mutluluk, sağlık ve başarı sanırım an meselesi. İsteyin bunları istemekten korkmayın o sizin köleniz ve ne isterseniz vermeye hazır. Hipnoterapistler bilinçaltına inerek verilen emirleri kabul ettirirler ve ne kadar çarpıcı şeyler yaptıklarına inanamazsınız. Bir kişiye hipnoz edildikten sonra koluna kızgın demir değdirileceği telkini yapılmaktadır fakat değdirilmeyecektir ve sadece kalemin ucu değdirilir fakat bilinçaltı onu olmuş kabul eder ve aynı etkiyi vücudun hissetmesini sağlar. Kısacası bilinçaltınızı doğru şeylerle yüklerseniz siz bu dünyanın en mutlu insanı olabilirsiniz. Saygılar ve sevgiler dilerim İclal.