Aldatılmak yok artık

Kadınların pek çoğunun derdidir seversin aldatılırsın. Yok mu şöyle güvenilir sadık erkekler var elbette ama nedense hiç bize denk gelmezler. Ben de bu konuya el atacak bir yazı yamak istedim. Artık aldatılmak yok diye de başlık attım. Umarım sevginin güvenden sonra geldiğini kavrayabilir sevgili travesti dostlar zira artık aldatan değil güvenilir erkekleri hayatımızda istiyoruz. Yoğurdu üfleyerek yemeniz, hiç yoğurt yemeyeceğiniz anlamına gelmez. Sadece bu davranışınız sayesinde, bu tarz insanlarla karşılaştığınızda, tekrar tekrar aynı hataya düşmenizi engellemiş olursunuz. Her mutlu ilişkinin, mutlu sonla bitmeyeceği gerçeğini kabul edersiniz. Böylece fazla hayal kurmaz, daha gerçekçi olursunuz. Bir ilişkiden gerçekte ne istediğinizi daha net anlarsınız. Bir daha kolay kolay kandırılmazsınız. Yaşayarak öğrenmek, çoğunlukla kötü bir tecrübe edinme şekli; ama karşınıza çıkan herkes böyle olacak diye bir kaide de yok. Kafanızı dağıtmak için yaptığınız her aktiviteyle, aslında kendinize yeni bir özellik kazandırırsınız. Bir anda düştüğünüz boşlukta, sırf kafa dağıtmak için katıldığınız kurslar sayesinde daha önce aklınızda olmayan birçok şeyi deneyebilir ve yeni beceriler kazanabilirsiniz. Aldatılan kadınlar ve erkekler yaşadıkları bu kötü olaydan sonra daha güçlü kadınlar ve erkekler olarak yeniden doğuyor! Nasıl mı? Kendinizi dinlemeye başlarsınız. Artık hayattaki birinci önceliğiniz kendinizsiniz. Daha öncesinde de böyle olmalıydı; ama kendinize ayıracak pek vakit bulamıyordunuz. Şimdi kendinizi analiz edip, daha yakından tanıma zamanı. Farkında olmadığınız bir sürü şey keşfedebilirsiniz! İlişkinizdeki önceliğiniz aşk değil, güven duygusu olur. Bir ilişkide en önemli şeyin aşk değil, güven duygusu olduğunu anlarsınız. Bunu neden defalarca tekrar ediyorum biliyor musun? Çünkü sen sadece yakışıklı diye gidip beş para etme adamlara takılma diye ben seni çok seviyorum ama o çapkın erkekler yok mu işleri güçleri yalan dolan kandırma olmuş. Daha yeni İstanbul travestilerinden Ayça’nın başına gelenler ortada işte mesele sevmek değil güven vermek diye üstüne basa basa yazacağım. Son olarak, Nietzsche’nin o meşhur cümlesi bu durumda da geçerli: “Sizi öldürmeyen şey güçlendirir.” Sevgiyle kalın güvenilir ellerde sevilin İclal.

Geçmeyen yorgunluk

Kronik Yorgunluk Sendromu günümüzün sık rastlanan hastalıklarından birisidir. Yorgunluktan muzdarip kişiler devamlı olarak yorgun ve bitkindirler, günlük yaşamlarını sürdürmekte zorlanırlar. Ne kadar çok uyurlarsa uyusunlar devamlı yorgun hissederler. Bu uzun bir süre devam edebilir ve sağlık üzerinde zararı etkileri vardır. Şimdilik, Kronik Yorgunluk Sendromuna neyin yol açtığı ya da onu neyin tetiklediği tam olarak bilinmemektedir fakat bağışıklık sisteminin zayıflığı, virüsler, stres, aşırı kaygı ya da endişe, uzun süre boyunca aşırı çalışma, baskı, gıda dengesizliği (vitamin, protein ya da demir eksikliği) ya da depresyon gibi nedenlerle bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Bu durumun teşhis edilmesi zor olabilir çünkü pek çok durumda doktorlar onu kendi başına bir hastalık olarak değil bir grup belirti olarak ele almaktadır. İlk adım, bir uzmana danışmak ve mümkünse kan testleri yaptırarak vücutta herhangi bir besin eksikliği olup olmadığını belirlemektir. Kronik yorgunluk tedavisinin iki işlevi vardır, belirtileri azaltmak ve bağışıklığı kuvvetlendirmek. Kronik yorgunluk şikayeti olan İstanbul travestilerinden aldığım ısrarlar dolayısıyla bu yazıyı yazma gereği duydum. Büyük şehirlerde hele böyle bir metropolde bunu yaşamayan yok gibidir. Her gün bir tatlı kaşığı zencefil kökünden yapılmış bir bardak çay içmek yorgunluğa iyi gelecektir. Maca kökü, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve yorgunluk ve bitkinliğin önüne geçmekte birebirdir. Aynı zamanda iyileştirici etkisi de vardır. Kahvaltınızla beraber bir tatlı kaşığı maca kökü yiyin. Peynirin ya da ekmeğin üzerine serpebilirsiniz veya süte karıştırabilirsiniz. Nerede bulabileceğinizi açıkcası bilmiyorum travesti bir dostum önerdi bana da o gönderdi ama devamını nereden bulurum bilmiyorum. Kenevir tohumu, içerdiği magnezyum sayesinde faydalıdır. Her gün bir avuç yemek önerilir, salataların, çorbaların, sulu yemeklerin ya da sosların üzerine serpebilirsiniz. Arı poleni gençleştirici etkisiyle bilinir. Fiziksel performansı ve doğurganlığı arttırmak için kullanılması önerilir. Bağışıklık sistemine en çok yararı sağlaması için balla karıştırılabilir. Her gün aç karnına bir tatlı kaşığı yiyebilirsiniz. İki çorba kaşığı geven otunu bir bardak kaynar suya atın. Üstünü kapatın ve soğumaya bırakın. Bu karışımı günde iki kere için, zayıflamış bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardım eder. Sağlıklı günler dilerim İclal.

 

 

Kırılan tırnaklar

Tırnaklarım benim neredeyse en önem verdiğim parçamdır onları düzenli olarak temizler kısaltır ve bakım yaparım. Nemli olmaları düzgün görünmeleri çok önemlidir içinizde tırnak yiyen travesti dostlar varsa hemen söyleyeyim ben de nerdeyse 25 yaşıma kadar tırnak yedim ama sağlığa çok zararlı olan bu alışkanlıktan bir oje sayesinde kurtuldum ve o gün bugündür tırnaklarıma bakarım. Gelelim zayıf ve kırılgan tırnaklı İstanbul travestilerinden Melis’in ne yapacağım sorusuna ha söylemedim değil mi bana özelden yazmış sen her şeye bir yazı yazıyorsun bunu da yaz da ben de bilinçleneyim diye aşk olsun dedim yazmaz mıyım derhal ve işte yazı karşınızda iyi okumalar.Tırnaklarınız zayıf ve kırılgansa bu vücudunuzdaki önemli vitamin ve minerallerin eksik olduğunun bir işareti olabilir. Bu nedenle dışarıdan alacağınız günlük vitamin takviyeleri kırılmalar için iyi bir çözümdür. Bunun dışında beslenme düzeninize biotin içerikli yiyecekleri eklemek de tırnaklarınızı güçlendirir.B7 vitamini ve H vitamini olarak da bilinen biotin, yumurta, fındık, bakliyat, tam tahıl, muz ve mantar gibi gıdalarda bulunur. Diyetinize bu gıdaları eklemek tırnaklarınızı güçlendirir. Protein sadece kaslarınız için iyi değildir. Yeterince protein almamak kırılgan tırnaklara sahip olmanıza neden olabilir. Bu nedenle protein açısından zengin gıdalar tırnaklarınız için iyi besin kaynaklarıdır. Tırnaklarınızın protein ihtiyacını karşılamak için bol bol balık, tavuk, yağsız sığır eti, yumurta, fasulye ve yağsız süt tüketin. Susuz kalmak tüm vücudunuz için kötüdür. Tüm sisteminizi etkileyen susuzluk zayıf tırnakların da en önemli sebeplerinden biridir. Tırnaklarınıza iyi bakmak için günde yaklaşık dokuz bardak su için ve dehidrasyonu önleyin. Tırnaklarınız sadece içeriden neme ihtiyaç duymaz, dışarıdan da destek ister. Bunun için gün içinde iyi bir nemlendiriciyi ellerinize yedirmeyi ihmal etmeyin. Özellikle ellerinizi yıkadıktan sonra süreceğiniz nemlendirici tırnaklarınıza çok iyi gelecektir. Su içmek tırnaklarınıza iyi geliyor. Ancak tırnaklarınızı çok fazla su içerisinde tutmak onların katmanlarına zarar verir. Bu nedenle temizlik yaparken ya da bulaşık yıkarken ellerinize mutlaka eldiven geçirin. Aksi halde suya maruz kalan tırnaklarınız kurur ve bu da kolayca kırılmasına neden olur. Ojesiz gezmezsiniz biliyorum ama ojenin uzun süre tırnaklarınızın üstünde kalması da onların kurumasına ve kırılmasına neden olur. Arada dinlendirin tırnaklarınızı bırakın hava alsınlar sağlıklı ve güzel günleriniz olsun İclal.

 

Eğlenirken zayıflamak

Sıcaklığın yükselmeye başladığı şu günler size de yazı hatırlattı değil mi? Ve o yaz önce güzel anıları sonra geçen sezon aldığınız bikiniyi ve hemen ardından o bikiniye o göbekle nasıl sığacağınızı düşündürttü. Evet, 1 kalorinin bile peşine düştüğümüz o günler yine geldi çattı. Spor salonlarının o terleten aletlerine dönebilirsiniz ya da birkaç eğlenceli aktivite ile 500 kalori yakabilirsiniz. Şimdi bu yazıyı okuyan travesti bireyler bir taraftan açın müziği ve tempo tutmaya başlayın. Şöyle sağlam bir dans egzersiziyle hem yüzlerce kaloriyi eğlenerek yakarsınız hem de çılgınla gibi endorfin salgılarsınız. Bu nedenle 305 Fitness ve zumba gibi dans hareketlerini kullanarak metabolizmayı hızlandıran birçok çeşit spor tekniği bulunur. Hadi boş durmayın, sallayın! Bütün tahıllar, ahududu, elma ve ıspanak gibi besinler diyet lifinden zengindir. Vücudumuz lifi sindirmeye çalışırken kalorileri de yakar. Günde 500 kalori için yüksek lifli bir gıda öğünü hazırlayın ve taze meyve sebze yiyerek kalori yakın. Çok mantıklı bir kazan-kazan yöntemi değil mi? Yüzme dünya üzerindeki en etkili ve eğlenceli kalori yakma yöntemidir. Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmaya göre 125 kiloya sahip biri sadece 30 dakika ağır ağır yüzerek 180 kalori yakabilir. Siz de ağır hareketlerle yüzerek ya da daha uzun süre suda kalarak daha fazla kalori yakabilirsiniz. Günlük yaşantımızda farkında olmadan yaptığımız birçok hareket var. Örneğin; telefonda konuşurken yürümek, ellerimizi ayaklarımızı bir yerlere vurup ritim tutmak ya da ellerimizle ayaklarımıza uzanmak gibi şeyler yapabiliriz.  Yerinde duramayan İstanbul travestileri içinden Melis bunu okuyunca çok sevinecek biliyorum. İşte bu hareketlerin toplamıyla bile gün içerisinde 350 kalori verebiliyorsunuz. Bu nedenle gün içinde bu gibi rutin hareketleri daha sık tekrar edip daha çok kalori yakmanız mümkün. Özellikle tüm gününüzü ofis ortamında geçiriyorsanız, telefon görüşmelerinizi yaparken bile ayağa kalkıp yürümeniz size büyük avantaj sağlayacaktır. Ev temizliği yapmak, alışverişe çıkmak gibi çok basit günlük aktiviteler bile size çok ciddi kalori yaktırır. Örneğin, yerleri süpürürken 89 kalori, mutfak zeminini iyice ovarken 129 kalori, marketten alışveriş yaparken 82 kalori ve tüm bu alışverişi evinize taşırken 89 kalori harcarsınız. Bunun yanında bir de bahçenizi ya da balkonunuzu temizlerken yapacağınız eğilme kalkma silkme hareketlerini ekleyin. Bir bakarsınız ki 500 kalori çoktan uçup gitmiş. Mutlu kalın İclal.

Acı aşk

ab

Aşk acı verirmiş bunu bilmeyen yoktur sen de yaşadın ve gördün her aşkın acı yanı var doğru ama acı diye vazgeçmek olmaz. Aşktan vazgeçmeden sevmelere devam etmelisin. Şimdi sonunu düşünüp sevmeyim dediğinde kalbine söz geçiyor mu? Hanginiz bıraktınız bir sevdayı sonunda acı var diye ben bırakmam sonuna katlanırım ama yaşarım. Durum ağır hastalık haline gelmemişse sevin travesti bireyler asla bırakmayın. Hesapçı zihnini bırakmak zorundasın. Riske girmek zorundasın. Tehlikeli bir şekilde yaşamak zorundasın. Diğeri seni incitebilir; kırılgan olmakla ilgili korku budur. Diğeri seni reddedebilir; âşık olmaktaki korku budur. Diğerinde bulacağın kendi yansıman çirkin olabilir; sıkıntı budur. Aynadan uzak dur. Ancak aynadan uzak durarak güzelleşmeyeceksin. Durumdan kaçınarak gelişemeyeceksin. Meydan okuma kabul edilmek zorundadır. Kişi sevginin içine girmek zorundadır. Bu Tanrı’ya doğru ilk adımdır ve o aradan çıkartılamaz. Sevgi basamağını aradan çıkarmaya çalışanlar Tanrı’ya ulaşamayacaktır. Bu mutlaka gereklidir çünkü bütünlüğünün farkına sadece diğerinin varlığı tarafından kışkırtıldığında, mevcudiyetini diğerinin mevcudiyeti ile zenginleştirdiğinde, sen kendi narsis, kapalı dünyanın dışına açık gökyüzüne çıkarıldığında farkına varırsın. Sevgi açık bir gökyüzüdür. Sevmek kanatlanmaktır. Ancak sınırsız gökyüzü mutlaka korku yaratır. Ve egoyu bırakmak çok acıdır, bize egoyu yetiştirmemiz öğretilmiştir. Egodan hiç haz etmeyen İstanbul travestilerinden Ayda, ego seni geriye götürmek için çabalar sen uçuruyorum sanırsın demişti bir dost toplantısında evet ego uçurduğunu düşündürürken yere çakar insanı hem de tepetaklak olursunuz. Egonun bizim yegâne hazinemiz olduğunu zannederiz. Biz onu korumaktayız, biz onu süslemekteyiz, biz onu sürekli olarak parlatmaktayız ve sevgi kapıyı çaldığında, sevginin içine girmek için yapılması gereken tek şey, egoyu bir kenara bırakmaktır. Kesinlikle acı verir. Bu senin tüm yaşamının işidir, bu senin yarattığın her şeydir: Bu çirkin ego, “Ben varoluştan ayrıyım” çirkin fikri. Bu fikir çirkindir çünkü o gerçek değildir. Bu fikir hayal mahsulüdür, ancak var olan toplumumuz her bireyin bir mevcudiyet değil bir kişilik olduğu fikri üzerine kurulmuştur. Hakikat şudur ki dünyada hiçbir kişi yoktur; sadece mevcudiyet vardır. Sen yoksun: Bir ego olarak, bütünden ayrı olarak. Sen bütünün parçasısın. Bütün senin içine nüfuz eder, bütün senin içinde nefes alır, içinde nabız atar, bütün senin hayatındır. Bütünden kopmadan sevginin içinde egodan uzak olmalıyız sevgiyle kalın İclal.

Oturmaya mı geldin?

har

İşine, gezmeye hatta abartıp bakkala bile arabanla gidip geliyorsun. O sana verilen sağlam bacaklar ve ayaklar ne işe yarıyordu çoktan unuttun. Teknolojiyi kullanman güzel de televizyonu bile düğmesine basıp kapatmayı zahmetli bir iş olarak görüyorsunuz. Yemeğini bile arabana sipariş ediyorsun. Oysa ne oldu senin sağlıklı bir yaşam felsefen nereye gitti. Sen kendini kaplumbağa gibi hissetmeye başladığından beri bütün tavşanlar seni geçti. Oysa Ankara ve İstanbul’da travesti bireylerin düzenlediği hafta sonu sağlıklı yaşam yürüyüşlerine katılsaydın yeniden yürümeyi öğrenebilirdin. Ben artık tembelim deme kalk hadi oturmaya mı geldin.Hareketsiz yaşamın hayat kalitemizi düşürdüğü bilinen bir gerçektir. Uzmanlar yürüyüşün basit, doğal ve güvenli ancak çok önemli bir günlük fiziksel aktivite olduğunu belirtiyorlar. Yürüyüşün aynı zamanda ruh sağlığımız için de son derece faydalı bir aktivite olduğunu da bir kenara not edelim. Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için yapılan düzenli yürüyüşler dakikada 6 kalori harcanmasını sağlar. Kilo almayı engelleyerek, vücutta yağ oranının azalmasına yardımcı olur. Yürüyüş kan akımını ve kan damarlarının miktarını artırarak, dolaşımı iyileştirir ve kalp-damar, beyin gibi damarsal hastalıkların riskini de azaltmaya yardımcı olmaktadır. Kırk yaş ve üstü kişiler mutlaka doktor kontrolünde yürüyüş programlarına başlamalıdır. Hipertansiyon, diyabet gibi hastalıkları olan kişiler sık sık doktor kontrollerini ihmal etmemelidirler. İlk başlarda günde 3 bin ile 4 bin adım atın ve zamanla 10 bin adıma ulaşın. 10 dakikada bin adım atmak size ideal bir yürüyüş temposu sağlayacaktır. Temponuzu ayarlamak için sevdiğiniz hareketli müzikleri dinlemek, yürüyüşünüzü renkli hale getirebilir. Ucuz ve basit bir adımsayar hedeflerinizi artırmakta size yardımcı olabilir. Yürüyüş programının başlangıcında bacak ve bel kaslarınızda hafif ağrılar olabilir, bu normaldir ve dinlenince geçmelidir. Yürüyüş sırasında ağrı oluştuğunda mutlaka dinlenin, ağrı artarak devam ediyorsa yürüyüş programını bırakarak doktorunuza danışın. Hasta olduğunuzda ve tatillerde, tempolu yürüyüşlerinize ara verdiğinizde, bıraktığınız adım sayısından başlamayın. Mesafe ve süreyi yavaş yavaş artırın. Zamanla bu işin sizi hem ruhen ben bedenen sağlıklı kıldığına şahit olacaksınız. Hadi o zaman ertelemeyin hemen bu akşam başlayın yürümeye kolay gelsin sevgiler İclal.

 

İlişki emek ister

kadıns

Kadın ve erkek dünya kurulduğu günden beri aynı noktada buluşmayı bilememiş iki canlı üstelik aynı türden olmalarına rağmen asla birbirlerini anlayamamış garip ama gerçek bir canlı türüdür. İnsan dediğiniz dünyaya hükmeder, hayvana hükmeder, canlıları cansızları dize getirir ama bir kendi türüne gücü yetmez. Bir tek birbirlerini anlamazlar. Kadın mesela çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez. Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur. Kadın susarak gider! En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. Konuşan kadını başınıza taç yapmanız gerekirken tutar artık yeter sus diye azarlarsınız. Meyra ( İstanbul travestileri )  en son kendi yaşadığı ilişkiden örnek veriyor o kadar bıktım ki laf anlatmaktan en son susmayı seçtim o sustuğumu sanırken ben ondan çoktan gitmiştim diyor. Evet kadınlar susarak gider beyler yazın bunu bir kenara. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Bizi anlamak o kadar zor değil ki yeter ki dinlemesini bilin. Sevgilerimle İclal.

 

 

Güne moralli başlayın

mor

Gün doğduğunda yataktan kalkmak için önce söylenip sonra homurdanıyorsanız yanlış yapıyorsunuz. Sabahın ilk dakikalarından kendinize böyle bir kötülük yapmayın. Mutlu olmasanız bile kendinize küçük bir mutluluk hediye edin gülümseyin. Kendinizden nefret etmekten vazgeçin. Kendinizi küçük görmeyi bırakın. Kollarınız kendinize dolayıp, ” Her şeyin güzel, saçlarını dökülüyor olabilir, ama sahip olduğum tek şey sensin” deyin. İnsan zayıf yanlarıyla da insandır. Güçsüzlüklerinizle barış yaptığınız zaman her şey daha kolaylaşacaktır. Bunu söyleyebildiğinizde artık sizi kimse yıkamaz. Önemli olan sabah uyandığınızda kendinize değer verip yüzünüze küçük de olsa bir tebessüm yerleştirmektir. Ben mutluyum demek zor biliyorum ama üzgün olmak kadar zor olmasa gerek. Her gün birisi ya da bir şey için, iyi olduğuna inandığınız bir davranışta bulunun. (Örneğin “Seni seviyorum” deyin ya da ona çiçek alın. İhtiyacı olan birine iyilik yapın) Ancak asla “Ben yaptım”, “ben gittim”, “ben hallettim” gibi sözleri kullanmayın. Sabahleyin evde ve işte karşılaştığınız insanlara gülümsemeye çalışın. Bu sizin için zorsa kendinizi zorlayın. Çünkü bedenin de buna ihtiyacı var. Gülümsediğiniz zaman kendinizi daha iyi hissedeceğinizi biliyor musunuz? (ancak gülümsemenize canlılık katın, gözlerinizle de gülümsemeye çalışın) Bunun aksine kaşlarınızı çattığınız zamanda olumsuz duygularla örülü bir çemberin bedeninizi saracağını unutmayın. Gülümsemek bedava iken neden somurtmaya kaş çatmaya uğraşıyorsunuz gelin gülelim tebessüm edelim. Ben bu kuralı yıllardır uygularım İstanbul travestilerinden Gül’ün gizli formülüdür bu bana da o öğretti ve iyi ki öğretmiş. Hep karşılığını aldığım tek şey oldu gülümsemek. . Mutluymuş gibi davranırsanız mutlu olmanızı sağlayacak ruhsal durumu davet eder ve bunun sonunda gerçekten mutlu olursunuz. Okuduğunuz gazeteyi düşünün. Olumsuz haberlere içiniz kararmıyor mu? Sabah ilk karşılaştığınız insanlara yönelik olarak kendinizle ilgili “olumlu haberler ” yayınlayın! Unutmayın,  işyerinizde ve çevrenizdeki insanlar bu “haberlere” göre sizin hakkınızda fikir sahibi olacaktır. . Kendinizi zihninizin gözüyle resmedin. Örneğin o gün, nasıl olmak ve nasıl görünmek istiyorsanız öyle.. “Güçlü, güvenli ve dinlenmiş vs”.. Bu olumlu imgenizin nasıl eksiksiz gerçekleştiğine siz bile inanamayacaksınız. Eğer günlük işleri iyi gidiyormuş gibi zihnimizde canlandırırsak işler inanın ki iyi gidecektir! Kendinizi sevmiyorsanız o gününüz iyi geçmeyecektir. Kendimi seviyorum sizi de seviyorum saygılarımla İclal.

 

Korkma

kork

Korkularım var hayattan tat almayı unuttum. Bu sözleri bazen ben de söylüyorum. İnsan her duyguyu yaşadığı gibi korkuyu da sonuna kadar yaşıyor. Korktuğumuz şeyler sürekli değişse de verdiği panik havası hiç değişmiyor. Öncelikle şunu hatırlamalısın. Sevginin olduğu yerde korku olamaz. Karanlık mı ürkütüyor seni korkma. Karanlık; sana aydınlığın güzelliğini, anlamını öğretiyor. Yüreğini büyütüyor. O tarafta çok kalmadığın sürece sorun yoktur. Karanlıktan alacaklarını al ve ışığı tetikle. Aydınlandığını göreceksin. Aynı babadan, aynı özden geliyor, yaşamın özünde karanlık ve aydınlık var. Birbirinden ayırt edemezsin, sadece kabullenebilirsin. Ve kabullendiğinde ikisinin ortasında bir kapı olduğunu ve tokmağı ittiğin tarafa çıkacağının farkına varırsın. Sen kapıyı karanlığa doğru açmışsın ve karanlık bölmeye geçmişsin. . Dünyana kabul ettiklerin sayesinde şu an karanlıktasın, ama şunu unutma, dünyana onları sen kabul ettin! Bu sorun değil, karanlıkta kalmaya devam edersen sorun olacak; fakat bizim konumuz bu değil. Şu an karanlıktasın ve buna isyan etmenin bir anlamı yok. Karanlıktaysan ancak aydınlığı düşünebilirsin. İnsanlar bu yanılgıya çok düşüyor. Yaşamın kararmış tarafındalar ve aydınlığa ulaşmak yerine isyan ediyorlar. O zaman bir ışık yak! Bir mum yak! Bu senin elinde! Seni korkutan şeyleri alt alta yazabilirsin. Neden korktuğunu da karşılarına bak şimdiden korkularının basit birer yazı olduğunu gördün. Sana korkma demeyeceğim sevgisizlikten kork, yalnızlıktan kork dostlarını kaybetmekten kork ama yaşamaktan korkma. En derin acılarla kavrulurken bile sev yaşamayı. Dedim ya sevginin olduğu yerde korku filiz veremez. Sevdiği insanlarla birlikte ol mesela bu akşam o çok sevdiğin İstanbul travestilerinden dostunun kapısına git ve ona söyle artık onu çok sevdiğini belki bir kişiyle değişmez kaderin ama sayıyı arttırmak da senin elinde azaltmak gibi seçim senin. Kapıyı ittin ve karanlık tarafa geçtin, sonra kapı kapandı ve sen orada sıkıştın kaldın. Yaşama dair hissedebileceğin neredeyse hiçbir şey yok! Orada olduğun sürece isyan etmen çok doğaldır. Seni anlıyorum. Oraya nasıl geldiğini çok iyi izliyorum. Belki de aynı yollardan geçerek geldik buralara ve pek çok kişi de geçti bu yollardan sen sadece sev kardeşim sevgin sonsuz olsun İclal.

 

Beden ve ruh temizliği

İnsan bazen beden ve ruh olarak o kadar çok kirlenir ki bir yerde artık temizlik yapma zamanı gelmiştir. Büyük şehirlerde yaşayan travesti dostlarımın en büyük sorunu hava kirliliği, stres, trafik ve bunların hepsi en çok insanın yaşadığı İstanbul’da mevcut peki nasıl arınacağız. Yeniden tertemiz olmak yani detoks yapmak mümkün mü? Bu yazımda sizlere bu konuda birkaç tüyo vermek istiyorum. Bakalım detoks nasıl yapılıyor bu sayede bende biraz öğrenmiş olurum. Egzersiz rutini zararlı maddeleri vücuttan atmak için en güzel yollardan biridir. Sabahları meditasyon veya nefes egzersizleri yaparak güne başlamak hem size pozitif enerji sağlar hem de yenilenmenize yardımcı olur. Detoks yaparken günde en az 3 litre su içmek istenmeyen maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır. Detoks dönemi boyunca hayvansal gıdalar yerine organik sebze ve meyveler tüketmek vücudunuzda toksin madde oluşumunu engeller ve bedeninizi temizlemenize yardımcı olur.Kabızlık problemini önlemek için probiyotik yoğurtlarla birlikte keten tohumu tüketebilirsiniz.Sigara ve alkolden detoks döneminde uzak durun. Ayrıca çay ve kahve tüketimini ise olabildiğince sınırlamaya çalışın. Beyaz un veya şekerden yapılmış gıdaları detoks döneminiz boyunca tüketmekten kaçının. Koyu yeşil yapraklı sebzeler olan lahana, brokoli, roka ve karnabahar gibi yiyecekler tüketmeye çalışın. Bu sebzeler karaciğeri destekler ve toksin maddeleri vücuttan uzak tutar. Kirli hava, yanlış beslenme, stres, düzensiz bir yaşam tarzı… Bunlar vücudunuzda toksik maddelerin birikmesine ve sağlık sorunlarını tetiklemesine neden oluyor. Uzmanlar, düzenli aralıklarla detoks yapmanın, hazımsızlık, uykusuzluk, şişlik, ödem şikayetleri, kabızlık ve sivilce problemleri gibi sorunlarla mücadele etmek için birebir olduğunu söylüyor. Ayrıca sindirim ile ortaya çıkan toksik maddeler vücutta karaciğer tarafından dışarı atıldığından karaciğer dostu olan yiyecekler detoks menünüzde özellikle bulunmalıdır. Ankara travestileri bu sorunu çözmek için meditasyon öneriyorlar ben de onlara katılıyorum. Meditasyon yapmak da bir yerde arınmadır ve bedeni ruhu aynı anda temizler. Toksinlerden en etkili biçimde arınabilmek adına düzenli bir şekilde detoks programlarını uygulamanız gerekir. Uzmanlar eşliğinde hazırlanan detoks programı yalnız bedeniniz üzerinde değil bütünsel bir yaklaşım ile zihnin ve ruh üzerinde de yoğunlaşır. Sağlıklı bir ruh ve beden dilerim İclal.