Karışmaması gereken yiyecekler

Merhaba değerli travesti dostlar bugün ne yazsam size diye düşünürken baktım sağlık önemli konu üstelik yaz geliyor. O zaman dedim mutlaka diyet ve sağlık ile ilgili olmalı yazacağım yazı ve sizi biraz üzeceğim ama ne kadar sağlıksız bir beslenme şekli sürdürdüğümüzü göstermek istedim. Yeme içme konusu bizde karın doyurma ile karıştırıldığı için hatalı oluyor doğrusu nasıl olmalı ben de bilmiyorum ama burada size bir yöntemden bahsetmek istiyorum. Birlikte yenmemesi gereken gıdaları sıralayacağım. Bu konu çok eski zamanlardan beri araştırılmış ve ortaya neler çıkmış birlikte bakalım. Yeme içme konusu ile ilgili Osmanlı doktorlarının çok önem verdikleri bir diğer konu da birlikte yenmesi yasak olan gıdalardır. Birçok gıdalar vardır ki bir öğünde ikisi beraber yenmemelidir. Osmanlı hekimleri bir arada yenmeyecek gıdaları oluştururken kendilerinden önceki doktorların tecrübelerinden istifade etmenin yanı sıra, bunla­rın programını yapmışlardır. Böylelikle bir arada yenmeyecek gıda­lar listesini oluşturmuşlardır. Bu gıdalar beraber yendiği zaman vücu­da zararlı olduğu aşikardır. Birlikte yenmesi yasaklanan gıdaların tabiatları aynı olup özellik­lerini kuvvetli olarak gösterirler. Sıcak tabiattaki bir gıdanın sıcak tabiattaki bir diğer gıda ile yenmesi ya da soğuk tabiattaki bir gıdanın soğuk tabiattaki bir gıda ile birlikte yenmesi dengeyi bozacaktır. Bu da orta nitelikte olması gereken gıdayı önemli derecede soğuk ya da sıcak karakterde yapacaktır. Ayrıca ağır ve geç sindirilen yiyeceğin aynı özellikteki bir diğer yiyecek ile beraber yenmemesi gerekir. Meyvelerin sindirimi zor ve uzun süre midede kalmamaları gerekiyor. Yemekten sonra ya da yemek sırasında meyve yemek, reflüye ve diğer sindirim sorunlarına neden oluyor. Benim gibi sabah kahvaltısında karpuz ve üzüm yemeye bayılan Diyarbakır travestilerinden Yasmin üzüldün biliyorum ama ne yapalım yemeyeceğiz artık bunları. Çünkü nişasta ile proteinin sindirim süreleri farklı. İkisini bir arada yemek, fermantasyona davet demek. İki proteini birbirine karıştırmaktan kaçınmak gerek. Ekmek ya da makarna ile portakal suyu da karışmasın. Portakal suyunun asidi, proteinin sindiriminden sorumlu enzimleri yok ediyor. Sebzeler ve peynir: İkisinin bir arada yenmesi şişkinlik sebebi. Kavun ve karpuz: Bunları sofraya tek başlarına koyun, diğer yiyeceklerle karıştırmayın. Süt ve muz: Bu kombinasyon sindirimi yavaşlatıyor. Meyveler ve yoğurt: Sindirimi yavaşlatıp bağırsak florasına zarar veriyor. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Bir mucizeye tanıklık etmek

 

Geçmiş yaşanmışlıklarımız, geçmiş deneyimlerimiz. Her ne olduysa oldu. Artık bunların yükünden kurtulmamız gerekiyor. Kurtulmaktan kasıt geçmişinizi yok sayın onları hiç yaşanmamış gibi düşünün demek değil. Çoğu kişi burada büyük bir hata yapıyor. Tam tersi ne yaşandıysa yaşandı ve bunlarla el ele vererek yolunuza sevgi ile devam etmeniz gerekiyor. Yaşadığınız olayların bir türlü etkisinden çıkamıyorsanız Regresyon çalışması yaptırmanızı öneriyorum. Bunu yapmadığınız zaman bilinciniz, odağınız, enerjiniz her daim o olayın etkisinde olacak ve sağlıklı bir şekilde ilerleyemeyeceksiniz. Bu tıpkı ana haber bültenlerini sunan sunuculara benzemektedir. Düşünsenize haberler başlıyor ve bir ton felaket haber gösteriliyor. Kadın cinayetleri, çocuk tacizleri, yangınlar, depremler, iflaslar, trafik kazaları… Sonra haberler bitiyor ve sunucumuz bize gülümseyerek ‘’ Yarın tekrardan bilmem şu saatte görüşmek üzere hoşça kalın-sevgiyle kalın-esen kalın- iyi akşamlar- iyi geceler ‘’ diyor. İroniye bakar mısınız! Sen onlarca olumsuzlukları ver ver ver sonra da gülümseyerek ‘iyi’ dileklerde bulun. Mümkün mü böyle bir şey? Tabii ki asla! En iyisi en on gün haber programlarından uzak durmak hatta Diyarbakır travestilerinden Nesil gibi televizyonu sonsuza kadar kapatmak çünkü olumlu ya da olumsuz her olay beynimizde bir iz bırakıyor. Beynimiz her an kayıt durumunda. İzlediği dinlediği her şeyi kaydediyor ve ona uygun inançlar oluşturup hayatımızı şekillendiriyor. Sizi olumsuz etkileyen, aşağı çeken ne varsa kaçarak uzaklaşın o’ndan! Mesela yeni bir karar aldınız diyelim ve heyecandan uçuyorsunuz. Sonra bunu ailenizden ya da arkadaşlarınızdan birisine anlattınız. Bu kararınız anlattığınız kişiye pek mantıklı gelmeyebilir. Hayal ürünü olarak görebilir. Ve size kendi kısıtlayıcı, olumsuz tüm cümlelerini aktaracaktır. Haliyle karşı tarafın enerjisi sizi fazlasıyla etkileyecek ve belki de sizi bu kararınızdan vazgeçirecektir. Ee ne oldu şimdi? Başlamadan bitti. Sonra kendinizle baş başa kaldığınız zaman o sizi heyecanlandıran düşünceniz aklınıza gelecek ve mutsuz olacaksınız. Oysa ne de güzel bir giriş yapmıştınız. Enerji yasalarını silmenin bir yolu yok o halde enerji düşük insanlarla bir arada olmamaya özen göstereceğiz travesti bireyler bir mucizeye tanık olmak istiyorsak önce kendimiz kendi içimizde bir mucize gerçekleştirmek değişmek zorundayız. Sevgiyle kalın İclal.

 

Ona mutluluğu çok gördüler

Kısa bir süre önce bir televizyon kanalında başlayan ses yarışması programı başlarda pek tutulmamasına rağmen onun yarışmaya katılması ile birlikte bir anda izlenir oldu. Ünlü sanatçı Sibel Can tarafından Diyarbakır’dan alınıp getirilen Mutlu Kaya sesinin güzelliği ile herkesi kendine hayran bırakmıştı.

Ergani’de bir okulun kantininde çalışan, üniversite sınavını kazandığı halde maddi imkansızlıklar yüzünden okuyamayan bu güzel kız maalesef bugün ölüm kalım savaşı veriyor. Sesi kadar yüzü de güzel olan bu kızın mutluluk sadece ismi ile sınırlandırılmak istendi. Ülkemizde pek çok genç kızın ve kadının yaşadığı namus cinayetlerinden birine kurban edilmek istenen Mutlu, hayata dört elle sarılmaya devam ediyor ve sevdikleriyle yeniden buluşabilmek sesini dünyaya duyurabilmek için savaşıyor.

Dünyada sadece kadınlara uygulanan bu namus şiddeti yüzünden aramızdan alınan birçok travesti arkadaş da varken, ben bu tür cinayetleri anlamsız ve gereksiz buluyorum. Namusu bacak arasında arayan erkek yaparsa elinin kiri gözüyle bakılan namus bu kadar ucuz olamaz. Bir kadını sırf sen öyle istiyorsun diye namussun ilan edemezsin. Ey dünyanın hakimi olduklarını zanneden şiddet yanlısı ve namus takıntılı erkekler Mutlu, mutlu olmayı bu dünyadaki herkesten çok hak ediyordu. Ona bunu çok gören ve şu anda gözaltında olan erkek arkadaşı, sen neyin namusunu temizlediğini sanıyorsun. Namus senin gibilerin dar beynine sığamayacak kadar geniş bir yer kaplarken, hangi namustan bahsediyorsun. Ünlü sanatçı Sibel Can, Diyarbakır’a giderek Mutlu Kaya’yı hastane odasında ziyaret edip, doktorlarıyla konuştu ve Mutlu’nun yarın uyandırılmaya çalışılacağını söyledi. Televizyon ekranlarında gördüğüm annesinin ağlamaktan hali kalmamış ve kızının uyanmasını sabırla ve dualarla bekliyor. Umarım Mutlu yeniden o güzel sesiyle milyonlara şarkılarını söyler, umarım yeniden mutlu olmak için bir şansı olur ve umarım bu son namus cinayeti olur. Artık kadınların yakasından düşmeleri gereken tüm erkekler sizlere sesleniyorum kadınlar sizin tapulu malınız değildir. Onların da bir insan olduğunu anlayana kadar siz sokağa çıkmasanız iyi olur. Her zaman olduğu gibi insanın insanca yaşadığı bir dünya dileğimle hepinize saygılarımı sunuyorum. Hoşcakalın.