İnternette kaybolmak

İnternetin insanları yalnızlaştırdığı, depresifleştirdiği ve -muhtemelen- delirttiğini ortaya çıkaran araştırmalar var. İnternette kaybolmayın. Haftada 2-3 kez günbatımı ve/ya gündoğumunu izlemek hem yaşamınızı uzatır hem de depresyonla mücadele etmenize yardımcı olur. Kargalardan önce kalkmayı pek sevmesek de önünde sonunda bize faydası var. Özellikle gençler arasında daha sık karşılaşılan cep telefonundan mahrum kalma korkusu, yani İngilizce “no mobile phobia” kelimelerinden türetilen nomofobi ile internetsiz kalma korkusu olarak tanımlanan “netlessfobi” günden güne artıyor. Batıda intiharlara yol açan, Türkiye’de de giderek yaygınlaşan nomofobi ile netlessfobi, akıllı telefon ve internete ulaşma imkanlarının artmasıyla endişe verici bir boyut kazandı. Hiç suçlu gibi durmadığımın farkındayım. Belki senin için bir iki oyundan, sosyal paylaşım sitelerinden, videolardan, online oyunlardan, sanal kumarhanelerden, çeşitli sitelerden, sonsuz bir bilgi havuzundan ibaretim. Bildiğin gibi de bana her an her yerde ulaşma fırsatın var. 7 gün 24 saat seninleyim ve inan bu beni hiç rahatsız etmiyor ve yormuyor. Ya Seni? Pek çok kişiye sorulan bu soruyu bende travesti bireylere sorayım. Bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey: pili bitmeyen ve bozulmayan bir bilgisayar, kesilmeyen bir internet ve yaşamaya yetecek kadar yemekse burada bir sorun olduğunu kendimize itiraf etmemiz gerekiyor. Bağımlılığın tanımına bakıldığında; bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek olarak, kişinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar verici olmasına rağmen engelleyici bir tutum koyamaması ve önüne geçilemez bir istek oluşması olarak tanımlandığını görüyoruz. Bağımlılık denildiğinde klasik anlamda alkol, esrar, kokain, eroin gibi kimyasal madde kullanımını içeriyor fakat kumar, seks, alıș veriş, televizyon izleme, yemek yeme, egzersiz, bilgisayar oyunları oynama gibi kimyasal olmayan davranışsal bağımlılıklar da söz konusu olabiliyor. Davranışsal bağımlılıklar da tıpkı alkol ve madde bağımlılıklarında olduğu gibi bağımlılığın ana bileşenleri olan fiziksel ve psikolojik bağımlılık belirtilerini (zihinsel meşguliyet, duygu durum değişkenliği, tolerans, yoksunluk, kişilerarası çatışma ve tekrarlama) gösterebiliyor. Şimdi siz de kendinize sorun bağımlı mısınız? İnternet olmadan iki saat bile geçiremiyorsanız maalesef evet peki ne yapmak lazım illa ıssız adaya mı düşmeliyiz. Sanmıyorum, mesela Bursa travestilerinden Banu gibi günün belli saatlerinde telefonumuzun internetini kapatabiliriz. İnternette kaybolmayalım sevgiyle kalın İclal.

 

Nefes ve bolluk ilişkisi

Bolluğun bizimle teması küçük şeylerle başlayabilir. Bunları göz ardı etmeyin, çünkü bunlar sizi bolluk potansiyellerine taşıyacak daha büyük adımları hazırlayacaktır. Nefes farkındalığı yaşam sevgisi, para sevgisi, huzur, barış, sevinç ve uyum sevgisini varlığımıza taşır. Bırakmanız gereken tek şey para korkumuz, yani gelecekten endişe duymamızdır. Kazandığımız şeyleri kaybetme korkusuyla elimizdekini korumak ve elimizdekini kaçırmama telaşı yüzünden bizi bolluğa taşıyabilecek ne daha fazlasını düşünüyor, ne istiyor, nede bu konuda bir girişimde bulunabiliyoruz. Zaman ve buna bağlı olarak enerjiler değişti ve değişmeye devam ediyorlar. Enerjiyi yakalayabilen travesti bireyler bunun önemine çoktan vardılar. Mesela İzmir travestilerinden Gizem enerjisini doğru kullanarak doğru nefes taktikleri ile bolluğa ulaşmayı başardı başka yolları da denediyse bize anlatmasını isterim.Biz değişen değerler ve enerjiler karşısında gerekli gelişimi ve değişimi oluşturamadığımızdan yaratma, iyileştirme yerine sınırlama, acı, zorluk, yoksulluk ve kurban bilinciyle hareket ediyoruz. Bilinçli nefeslerden elde edeceğimiz güçle kalıplarımızdan uzaklaşmak ve kristalleşmiş kalıplarımızı anlayışlarımızı kırmak imkanını yakalayabiliriz. Arzuladığınız bolluğa sahip olmak için yapmamız gereken şey budur. Varlığımızın ait olduğu elektromanyetik alanımızı bu boyut içindeki bolluk enerjileriyle eşleştirme işlemini kolaylaştırmamız gerekiyor. fiziksel, duygusal ve zihinsel bedenlerimizle, bolluk enerjilerini uyumlu eşleşmelerle bir eşleştirmemiz gerekiyor. Nefesinizle, alanınıza taşıdığınız enerjilerin kendimize karşı olma ve kendimize değer vermeme düşüncelerini değiştirmesine, aza razı olmamızın ve yoksulluk bilinçliliğimizin bolluk bilincine dönüştürmesine izin verin. İzin verin ki sevgisizlik ve ego hakimiyetin de donmuş kristal kalıpları, sıkışmış manyetik alanları parçalamaya başlasın. Aldığımız nefeslerle imajinasyon ve niyetimizi benliklerimizdeki sınırlılığa, korkuya, yoksunluğa ve ıstıraba yol açan bilinçli, bilinçaltı ilişkili ve bilinçsiz tüm enerjilerin bağlantılarının kesilmesini, salıverilmesini, sökülmesini, en azından yerinden oynatılmasını istememiz ve üzerine yoğun olarak odaklanmamız gerekiyor. Sevginin, sevincin, uyumun, kendini değerli görmenin, kendini sevmenin, kendini kabul etmenin, başarının, bolluğun en iyi, en uyumlu şekle varlığımızla eşleşmesi niyet ve arzusunu oluşturmalıyız. Kendimizi korku dolu düşünce, davranış, koşullanma davranışlarını bilinçli olarak salıvermeyi seçmemiz ve buna izin vermemiz gerekiyor. Sevgiyle kalın İclal.

 

 

Zen ve sufizm

Modern psikolojinin en büyük keşiflerinden biri hiçbir erkeğin sadece erkek olamayacağı, hiçbir kadının da sadece kadın olamayacağıdır. Cinsiyetiniz üstünüze yapışmış gibi dursa da her iki hormonları da taşırız hepimiz inkar etmek boşuna bir cabadır. Her erkeğin içinde bir kadın ve her kadının içinde de bir erkek var. Bu kutupluluk şart olmuştur. Zihin de iki bölüme ayrılıyor: zihnin sol yarıküresi erkek, sağ yarıküresi ise kadın. Bunu sana söylememin sebebi sana Zen ve Sufizm gibi olguların var olmasının nedenini açıklayabilmek; bu olaylar birbirinin zıt kutuplarıdır. Zen negatif yoldur; temelde erkek odaklıdır. Bu zekanın, meditasyonun, farkındalığın yoludur. Sen travesti birey zen ya da sufi olmayı bir arada seçmişsin ve her ikisini de başarıyla taşıyorsun sen de tıpkı İzmir travestilerinde de olduğu gibi hepsi mevcut ve hazır beklemektedir. Sufizm pozitif yoldur; dişidir. Sevginin, olumlu olmanın yoludur. Budist inkar ederek hareket eder: Sosan, gerçek olan bu değil, bu değil, (neti, neti) “ne bu, ne de bu” der. Reddetmeyi, elemeyi sürdürür. Sen her şeyi elediğinde geriye kalan ve artık elenemeyen şey gerçektir. Sufizm pozitiflik üzerine kuruludur: Reddetme, hayır kelimesini kullanma, evet de. Ve negatif bir şekilde arama, tamamen pozitif bir şekilde hareket et. Yanlışı düşünme, doğruyu düşün. Hastalığı düşünme, sağlığı düşün. Dikenleri düşünme, çiçekleri düşün. Çirkinliği, sefaleti düşünme, güzelliği ve neşeyi düşün. Her ikisi de orada. Ve sen ikisini bir arada kullanamazsın; eğer ikisini bir arada kullanacak olursan delirirsin. İşte bir adam delirdiğinde aslında olan şey budur. O her iki kutbu da kullanmaya başlar ve onların ikisi de birbirini reddetmeye devam eder. İşte bu yüzden kendi aklı içinde felç olur. İnsanın sadece birini kullanması gerek; diğeri de orada olacaktır ama sadece bir gölge olarak, senin kullandığını tamamlamak üzere. Zen’de sen hayır kelimesini kullanırsın ve yavaş yavaş anlamsız olan her şey köklerinden kesilir. Ama anlam geride kalır çünkü anlam kesilip atılamaz. Önem geride kalır; onu yok etmek mümkün değildir, o yok edilemez bir şeydir. Bu durumda hiç sorun yok! Zen’i takip eden insanlara ulaşır. Onlar hastalıkları eleyerek sağlığa ulaşır. Bu onların yoludur. Yolunuz açık olsun İclal.

Çalışmayı sevmek

Yaşamak için hepimizin para kazanması gerekiyor ama ya sevmediğimiz bir işi yapıyorsak hayat çekilmez olmuşsa ne yapacağız? Sizlere bu yazımda kolaylıklarını yolunu açmak istedim. Alın ve uygulayın nerede hangi iş de olursa olsun işe yarayacaktır. Eğer geçiminizi sağlamak için çok çalışmanız gerektiği inancı ile yetiştirildiyseniz, bu inancı terk etmenin zamanı geldi. Şu olumlu ifadeyi kullanın: Çalışmak, benim için kolay ve eğlencelidir ya da Yaptığım her işten zevk alırım. Bilinç, değişikliği gerçekleştirene kadar, bu ifadeleri tekrar edin. Sevdiğiniz işi yaparak para kazanın. Para kazanmaktan keyif almaya hakkınız var. Eğer kendi işinizi kurmak üzereyseniz şu ifadeyi kullanın: ‘Eğer bu girişim benim en büyük iyiliğim ve sevincim içinse, kolaylıkla ve çaba harcamadan ilerlemesine izin vermeliyim’. Çevrenizdeki her işarete dikkat ediniz. Eğer gecikmeler ve engeller ortaya çıkıyorsa, bunu ilerlemek için uygun zaman olmadığını anlayınız. İşaretleri anlatan bir kitap okumuştum harika bir kitaptı sürekli işaretleri gözlemliyor ve en doğru anı bekliyordu sizde işaretleri gö zardı etmeyin. Onların size söyleyeceği şeyler var mesela travesti bireyler başınıza gelmiştir bir işe kalkıştığınızda içinizden bir ses şimdi değil der ve bırakırsınız. Bunun için İzmir travestilerinden Nesil gibi medyum olmaya gerek yok altıncı hissinize kulak verin yeter. Unutmayın ki, çalışma hayatınızın nasıl olmasını istediğinize karar veren sizsiniz. Bunu başarmak için olumlu ifadeler yaratın. Ardından, bu olumlu ifadeleri sıkça tekrarlayın. İstediğiniz çalışma hayatına sahip olabilirsiniz! Uyku sürenizi iyi ayarlayın. Düzensiz uykunun sabahı yorgun kalkmanıza neden olur. Mutlaka iyi bir kahvaltı yapın. Ama bu ayaküstü olmasın, mümkünse daha erken kalkın ve kahvaltınızı bir seramoniye dönüştürün. Enerji veren sağlıklı gıdalar tüketin. Başarı hikayelerini araştırın, kendinizden bir şeyler mutlaka bulacaksınız, emin olun. Bu tür hikayeler size ilham olacak ve yol gösterecektir. İşe giderken zihninizi yavaşlatan müzikler dinleyin. Kendinize hedefler koyun ve bu hedefleri birer birer aşmanın üzerine biraz kafa yorun. Parasal, kişisel, ilişkiler ve kariyer planlamaları yapın. Bu hedefleri ne için yaptığınızı da not edin. Tarihlerini yazmayı da unutmayın. Hedefleriniz büyük olsun ama ulaşılmaz olmasın. Sevgiyle kalın İclal.