Issız ada yarışması

Dnya televizyonları ile aynı anda Ülkemizde de gösterime giren seyirciyi adeta ekrana kilitleyen bir yarışma var. Bizim ülkemizde Survivor adı ile yayınlanan bu yarışmada kurallar her ülke için aynı, medeniyet yok, yemek yok, tuvalet yok, iletişim yok. Bir adaya toplanan onlarca kişi önce açlıkla sonra birbirleriyle yarışıyorlar. Ama bana soracak olursanız en büyük sorun bu kadar aç ve gergin insanın içinden sinirlerin yıpranmadan çıkılabilmesi.

Hafta sonları birkaç travesti arkadaşımla birlikte izlediğim yarışmada kavga gürültü kısmını dikkate almazsanız harika bir rekabet yaşanıyor. Düşme korkusu, sakat kalma korkusu bir yana atılıp, yarışmacıların her şeylerini ortaya koydukları yarışmada verilen o küçük yemek ödülleri adeta ziyafet gibi algılanıyor. İnsan o kadar aç kalınca sanırım birbirini bile yiyecek hale gelir.

Bu yarışmayı izlerken beni en çok üzen ise eşcinsellerin yarışmaya dahil edilmemeleri, oysa travestiler, gayler arasında bu yarışmanın hakkını verecek, tüm etapları birinci bitirebilecek insanlar mevcut, mesela Bursa travestilerinden Esma, tanıdığım en çevik ve atletik insandır. Havuz yarışmalarında da sudan en çabuk çıkarak, çok iyi bir yüzücü olduğunu herkese gösterebilir. Fakat maalesef travestileri için bu yarışmalara katılmak hayalden öteye gidemiyor. Üstelik sadece bu yarışma değil televizyonda yayınlanan hiçbir yarışmada ben bir travesti görmedim. Bilgi yarışmalarında da olmadığımız aşikar. Bu dünyaya seyirci olmaya gelmişiz gibi davranılıyor bizlere oysa bizim de en az diğer insanlar kadar vatandaşlık haklarımız var ve eminim insanlar televizyonlarda bizleri izlemekten zevk alırlar. Bir kere bizler neşeli insanlarız, o ıssız adaya gitsek diğer yarışmaların aksine ne kavga olur ne de gürültü, kazandığımız her yiyeceği arkadaşlarımızla paylaşmasını biliriz. Boş yere polemiklere girip, kimsenin arkasından konuşmayız. Amma da abartın diyorsanız, az bile söyledim. Çünkü yapılan araştırmalar travestilerin diğer insanlara oranla daha anlayışlı, sevecen ve insan canlısı oldukları ortaya çıkmış.  Ben bilim adamlarının yalancısıyım. İnanmayanlar bu makalelerin yayınlandığı bilimsel dergileri okuyabilirler. Bu dünyanın bizimle birlikte güzel olduğunu bir gün herkes anlayacak ve onca zaman bir kenarda unutulan, basit bir yarışma programına bile alınmayan bizlerin, içimizdeki sevgiyi görecek.  Yine galeyana gelip, lafı ıssız adadan nerelere getirdim. Ama siz de kabul edin bir travesti Survivor adasına yakışmaz mıydı? Belki çok yakında olur. O gün görüşmek üzere hoşcakalın.