Ebola Virüsü

Adını Afrika’da ki bir nehirden alan bu hastalık şiddetli ateş ve ishal ile başlayan insanları ölüme götüren çağın hastalığı olarak adlandırılıyor. Bende travesti olarak korkunç diyorum.

Ebola virüsü Batı Afrika’da 2. 900 kişinin ölümüne neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü Ebolanın can almaya devam ettiğini bildirdi.

İlk olarak 38 yıl önce Demokratik Kongo Cumhuriyetinde çıkan bu hastalık hızlı ilerlemesi sebebiyle dünyanın sonunu getirebilir.

Son yapılan açıklamalar virüsün evrim geçirerek havadan bulaşmaya başlaması ile dünya üzerinde pek çok insanın bu hastalıktan öleceğini gösteriyor.

Ebola virüsü, insanlarda ve hayvanlarda kanamalı ateş şeklinde ciddi hastalık formlarına yol açan virüstür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4. Risk Grubu Patojen olarak kabul edilmektedir.

Virüsün doğal kaynağının Afrika’daki meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. Virüslerin varlığı bu yarasaların coğrafi dağılımıyla örtüşüyor. Ebola virüsüne bağlı meydana gelen kanamalı ateş hastalığı sonucunda bağışıklık sisteminde çökme, pıhtılaşma fonksiyonunda bozukluk, kaçış sendromu (kanın serum kısmının damar dışına çıkması) ve şok tablosu gelişmektedir.

Hastalığın henüz bilinen bir tedavi yöntemi yoktur. Özellikle ellerimizi sık sık yıkamak, ölü hayvanlara dokunmamak, hastalığın yaygın olduğu ülkelere seyahat etmekten kaçınmak çok önemlidir.

Daha önce Dünya Sağlık Örgütünün milyonlarca insanı korkutarak aşılattığı kuş gribi, domuz gribi gibi hastalıklar aşıyla korunmaya altına alınmışken maalesef bu hastalık için geliştirilmiş bir aşı yoktur.

Hac dönemine girdiğimiz şu günlerde Hicaz’a gidecek vatandaşların Sağlık Bakanlığı tarafından bilgilendirilmeleri yapılmış olmasına rağmen hastalığın bu yolla ülkemize gelmesinden korkulmaktadır.

Birkaç ay önce turist olarak safariye giden bir travesti arkadaş grubu, ülkeye döndükten sonra Ebola belirtileri gösteren iki arkadaşları apar topar doktora  götürmüş, gerekli testlerin ardından hastanede müşahade altında kalan travestilerin hastalığı kapmadığını sadece gezdikleri yerlerdeki dışkılardan  dizanteri hastası oldukları anlaşılmıştır.

Çok yakın zamanda insanların büyük bir bölümünün dünya üzerinden silineceğini söyleyen bilim adamları bunun sanıldığının aksine kıyametle değil bu tür hastalıklarla olacağını belirtmektedirler.

Basit bir gripten bile dünyada binlerce çocuğun öldüğü bilinmektedir. Özellikle temizlik konusu hastalıklardan korunmak için çok önemlidir. Kişisel temizliğe önem veren ülkelerde bulaşıcı hastalıkların daha az can aldığı kanıtlanmıştır. Lütfen çocuklarımıza bireysel temizliğin önemini anlatalım ve onları hastalıklardan koruyalım.

Sevmek İçin Emek Vermek Gerekir

Dünya sinemasında durgunluk yaşandığı şu zamanlarda yeni bir Türk filmi festivalden ödülle döndü.

71.Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan, Kaan Müjdeci’nin filmi Sivas’ın başrol oyuncusu Doğan İzci, filmdeki iyi performansıyla Premio Bastio D’Oro 2014 – yılın En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı.

11 yaşındaki Aslan adlı bir çocuk ile Sivas isimli bir kangal köpeğinin, doğada geçen hikayesini anlatan Sivas isimli filminin başrollerinde; Doğan İzci ve Çakır oynadı.

Cannes film festivalinde odül alan diğer bir filmde Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın “ kış uykusu” oldu. Bu filmlerin ikisini de seyretme zamanı bulamadım. Zaten ben ödülümü eski yıllarda seyrettiğim sevgiyi en güzel anlatan “Selvi boylum, al yazmalım” filmine vermiştim.

Asya’nın köyüne çalışmak için giden İlyas Asya’ya ilk görüşte yıldırım aşkı oluyordu. Araya giren kötü kadın yüzünden ayrılan İlyas ve Asya’nın bir çocukları oluyordu.

Asya’ya çocuğuyla birlikte sahip çıkan Çemşit Asya’ya olan aşkından yansada Asya’nın hala eski kocası İlyas’a yanıp tutuştuğunu biliyordu.İlyas’ın ansızın  Asya’nın yaşadığı yere gelmesi bu aşkı yeniden alevlendirmiş, İlyas Asya ve oğlunu alıp gitmek istemiştir. Oysa İlyas’la Asya’nın oğulları Samet Cemşit’i baba bilmiş ona bağlanmıştı, Gerçek babasıyla gitmek istemeyen Samet’in durumu Asya’nın kafasında şimşek çaktırmış ve şu sözleri söylemişti. “Sevgi neydi, sevgi emekti.”

Atıf Yılmaz’ın yönettiği filmde İlyas rolünde Kadir İnanır, Asya rolünde Türkan Şoray filmi izleyen milyonları ayrılık sahnesi ile kahrediyor, sevginin ne olduğunu sorgulatıyordu.

Ara sıra beraber yaşadığım travesti arkadaşımla DVD’yi açıp izleriz, Ankara travestilerinden olan arkadaşımla her izlediğimde ikimizin de gözleri aynı sahnede dolarken göz göze geliriz.  Sevgi için verilen emeği bizden daha iyi bilen insanlar olabilir hayatta ama biz de çok emek vermiştik sevgimize etrafımızda söylenen tüm sözlere kulaklarımızı kapatıp, sarılmıştık birbirimize kimbilir belki birgün  herkese haykırma fırsatı da buluruz, biz birbirimizi seviyoruz , bizim sevgimiz emek üzerine kuruldu diye.

Seks İşçiliği

3 Mart Dünya seks işçileri günü   çeşitli etkinliklerle hatırlatıldı. Özellikle Kırmızı Şemsiye derneğinin çalışmaları trans işçilerin çilelerini gözler önüne serdi.

Normal bir ortamda çalışma fırsatı bulamayan travestiler hayatlarını kazanmak için nasıl seks işçisi olduklarını anlattılar. Oturdukları evlerden polis zoruyla çıkarılan, aşağılan, kabul görmeyen bu insanlar devlet dairesinde iş verdiniz de biz mi  yapmadık derken o kadar haklılar ki.  Evinde şiddet gören, cinsel istismara uğrayan küçük yaşta kız çocuklarımız çareyi kaçmakta bulurken kendilerini bekleyen seks işçiliği sarmalına takılıp kalıyorlar. Kurtulmak istedikleri halde bu bataklıktan bir türlü çıkamayan kızlarımızın hayatını Türk filmi izler gibi izliyoruz.

Dünyada en ucuz işçilik olarak bilinen seks işçiliği aslında en ağır iştir. İnsan yükü ağırdır taşınmaz oysa bu kızlarımız küçücük yaşlarında binlerce kendini bilmez erkeğin hakaretine göğüs gererek yaşamaya mecbur bırakılırlar. Savaşın en acımasız bir şekilde yaşandığı Ortadoğu’da kadınlar bir mal gibi satılarak tecavüze uğrarken, Dünya’nın sessiz kalması kadın vücudunun bir meta gibi görülmesi karşısında susan dilsiz şeytanlar kendi kızları oğulları zor durumda kalsa ne yapacaklar acaba başkalarının kızlarına travesti damgası vurup dışlayan, sokaktaki genç kızlarımıza kötü gözle bakan bu insanlar öte alemde bunun hesabını nasıl verecekler.Bir kadının cinsel simge olarak görülmesi, kadına bakarken cinsellik düşünülmesi potansiyel tecavüzcülerin aramızda dolaşması seks işçilerinin sayısının gittikçe artmasına neden olmaktadır. Kadınız ve bizim de söyleyeceklerimiz var artık yeter.

Teknoloji Bilgimiz

Erkeklerin, travesti ve kadınların pek çoğu bilgisayar karşısında vakit geçiriyor diye düşünebilirsiniz sanılanın aksine ev hanımlarının internet kullanımı erkekleri sollamış.

Sabah eşini işe gönderen ev hanımı günlük işlerini tamamladıktan sonra sosyal medya faresine dönebiliyor. Arkadaşlarıyla internette okey oynayan, sanal gezintiler yapan kadınların sayısı özellikle 40 yaş üstü her geçen gün artarken kocaları evde onları dizi izliyor zannediyor.

Dizileri kaçırmadıkları doğru bilgi hatta sosyal hesaplarından dizileri eleştirip yemek tarifleri bile paylaşıyorlar, kadınların internet fakiri olduğunu düşünüyorsanız şu anda sosyal hesabınıza girip online kaç kadın, kaç erkek var sayın, kadınların sayısının erkeklerden fazla olduğunu görünce sakın şaşırmayın.

Erkekler futbolla yatıp kalkerken elinde tableti facebook’da oyun oynayan kadınlar sanal tarlalarda domates yetiştiriyor. Kadın olmaya eğilimi olan gayler, travestiler de internete özel ilgi duyanlar listesinde yer almaktadır.

Bir de internette tanıştığı erkeklerle kaçan evli kadınlar var. Cinsel hayatlarında doyuma ulaşmayan kadınlar, eşlerinden duymadıkları tatlı sözleri sanal alem de bir başkasından duyunca mest oluyorlar, kurulu düzenlerini hatta çocuklarını arkalarında bırakıp evden kaçan kadınlar kervanına katılıyorlar.

travesti arkadaşlar da internette tanıştığı erkeklere öncelikle sanal aşk duyuorlar ve sonra yüz yüze gelince de fikirleri değişiyior. kısaca insanlar beynindeki tahta oturttukları kişiyi sanal sohbet’te tanıştşığı kişileri sanki hayalindeki kişi sanarak geçici aşklar duyup daha sonrasında da hayal kırıklığı yaşıyorlar. Birçok insanın teknoloji ve internet bilgisi sanal sohbetin dışına çıkmazken, interneti ve teknolojiyi çok iyi değerlendirenler de var tabiki mesela iCLAL dermişim.